Ana içeriğe atla

Yılmazlık- Küllerinden Doğmak

Hayat normal seyrinde akarken karşınıza bir engel çıktığında ne yapıyorsunuz? Kendinizi engele teslim etmiyor, yolunuza devam etmenin bir yolunu buluyorsanız siz yılmaz kişisiniz. Bu yazıda yılmazlığın ne olduğu, nasıl kazanılıp geliştirileceği bilimsel kuramlar ve araştırmalar eşliğinde anlatılıyor.

Yaşam serüveninde engellerden ürkmeyip bunlara meydan okuyan ve üstesinden gelen, kararlılık ve ısrarla yoluna devam eden, böylece amaçlarına ulaşan başarılı ve yetkin insanlara yılmaz, bu niteliğe yılmazlık diyoruz. Yılmazlık, beraberinde kendine güven, huzur, itibar, sevgi, takdir, dostluk gibi birçok olumlu getiriler sağlar. Harika bir şeydir.

Araştırmalar, yılmazlığın ender rastlanan olağanüstü bir özellik olmayıp herkeste potansiyel olarak mevcut ve olağan olduğunu göstermektedir. Seviyesinin kalıcı ve değişmez değil, uygun ortam ve koşullar sağlandığında geliştirilebilir olması onu popüler hale getirmiştir. Bireylerin yanı sıra eğitimciler, anne babalar, psikolojik danışmanlar ve kişisel gelişimciler bu niteliği kazanmaya ve kazandırmaya yoğun çaba harcıyorlar. Rekabetin, engellerin, başarısızlıkların, yenilgilerin, gerilimin, stresin yoğun olduğu günümüz dünyasında yılmazlık ihtiyaç duyulan bir nitelik olarak önem kazanıyor.

Kişisel metanet, dayanıklılık ve yeniden yola koyulma azmi ile ailevi ve toplumsal sıcak bir çevrenin desteği tüm badirelere karşı yılmazlığı ortaya çıkarmaktadır.

İçindekiler

  • Giriş
  • Türkçe Kelime Anlamı
  • İngilizce Kelime Anlamı ve Kullanım Sıklığı
  • Terminolojik Anlamı
  • Öncü Araştırmalar
  • Kazandırılması ve Geliştirilmesi
  • Sonuç
  • Kaynaklar

Giriş

Dibe vurmuş yenilgi öykülerini bazen, başarının zirvesine oturmuş insanlardan dinlersiniz. Takdir yüklü alkış tufanı arasından gözünüzü bu insanların yüzlerindeki çizgilere çevirirseniz orada geçmişin hezimetlerini, meşakkatlerini, ıstıraplarını okursunuz. Onlar yılmamış, mücadeleden vazgeçmemiş, daima kendilerini toparlayarak ayağa kalkmış, hedeflerine yürümüşlerdir. Çileyi, başarı merdivenin basamakları olarak kullanmışlardır. Koşullar ne denli zorlu olursa olsun daima tutkularının fırtınasında coşmuşlardır.

Hacı Ömer Sabancı, 1906 yılında, Kayseri’nin Talas İlçesinin bir köyünde, yoksul aile ortamında dünyaya gözlerini açtı. 13 yaşında babasını kaybetti. Ekmek parası kazanmak için 450 kilometrelik yolu yaya olarak kat edip Adana’ya ulaştı. Burada pamuk işçisi olarak işe başladı. Bir süre sonra kendi pamuk ticareti işini kurdu. Yılmayan gayreti sayesinde başarı zincirine birçok halkalar ekledi. Bugün Sabancı Topluluğunu meydana getiren sanayi kuruluşlarının temelini oluşturan ilk şirketler Hacı Ömer Sabancı tarafından kurulmuştur (“Ömer Sabancı,” 2021).  Ömer Sabancı’nın gözü, doğduğu ortamın olumsuz koşullarından korkmadı. O, sahip olduğu potansiyeli keşfederek, hayata yapıştı, “yılmazlık” örneklerine adını yazdırdı.

Eric Weihenmayer, Everest Dağı’na tırmanan ilk görme engelli kişiydi. Kör olmasının dağcı olma tutkusunu yıkmasına izin vermedi. Tırmanışlarını 600 minik elektrot içeren ve “Brain Port” olarak bilinen küçük bir levha parçasını ağzında taşıyarak gerçekleştiriyordu. Bu onun tırmanırken dili aracılığı ile görmesini sağlıyordu. 2001 yılında, vücudunu hamlelerle ileri itip, son derece tehlikeli ve küçük kaya basamaklarına tutunmasını sağlayan konumlar alarak dimdik kayalarda kademe kademe ilerledi ve zirveye ulaştı (Eagleman, 2011).  Eric Weihenmayer, biyolojisinin önüne çıkardığı engelden ürkmedi, yüksünmedi, umudunu yitirmedi, içine kapanmadı, amaçlarının yolunda hayatı dolu yaşadı, başarıdan başarıya koştu, “yılmazlık” örneklerine adını yazdırdı.

Resim waldryano tarafından Pixabay'a yüklendi

Örnekler saymakla bitmez. Ünlü kişilerin biyografileri benzer öykülerle doludur. Sadece ünlü kişiler değil, etrafımız hayatın engebeli koşullarında düşe kalka var olmaya ve gelişmeye devam eden insanlarla doludur. Aile içindeki büyüklerden nice kösteklenme, çile, sıkıntı ve sonunda başarı anıları dinlemişizdir. Her birimizin de kendi hayatından vereceği pek çok yılmazlık örneği vardır.

Yılmazlık, sadece insanlarla sınırlı olmayıp tüm canlılara özgü bir niteliktir. Kaldırım taşları arasından fışkıran otlar, kayalara kök salmış bitkiler, zamana ve engellere meydan okuyan yüzlerce yıllık ağaçlar… Binlerce yıldır türleri evrimleşerek devam eden bitki ve hayvan türleri, canlılar aleminde yılmazlığın somut göstergeleri olarak karşımızda duruyor. 

Yazının icadına kadar geçen zamanlar insanın en zayıf, doğanın en acımasız olduğu dönemlerdir. M.Ö. 10.000’lere kadar uzanan bu çağlarda hayatta kalmak ve türünü sürdürmek temel amaçtı. Beslenme ve barınma imkanları, zorlu doğa koşulları, vahşi hayvan saldırıları ve paylaşım kavgaları şeklinde kendini gösteren manialarla daima tehdit altındaydı. İnsanlık bu tehditlere boyun eğmedi, her afet ve hezimetten sonra ayağa kalktı, kendini güncelledi, gelişti, bugünlere geldi. Hayvan ve bitki türleri sadece kendilerine özgü belirli coğrafya ve iklim koşullarında yaşarken insan, dünyanın tüm bölgelerinde varlığını sürdürdü ve buralarda egemen oldu. Özetle, ilk insandan bu yana, atalarımızdan devraldığımız genlerde yılmazlık karakteri taşıdığımızı rahatlıkla söyleyebilir.

Türkçe Kelime Anlamı

Yılmazlığın Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüklerindeki (https://sozluk.gov.tr/) anlamlarına baktım. Tarama Sözlüğünde, Derleme Sözlüğünde, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğünde geçmiyor. Genel Türkçe Sözlükte “yılmazlık (isim): yılmaz olma durumu” olarak veriliyor. Bu sözlükte yılmaz (sıfat) kelimesinin anlamı, “bir işten gözü korkup vazgeçmeyen, yılmayan” olarak belirtiliyor. Google Türkçe Sözlükte (Google aramada “sözlük” yazdığınızda etkinleşiyor) “hiçbir şeyden yılmayan, korkup sinmeyen, usanıp bırakmayan (kimse)” şeklinde anlamlandırılıyor. 

Yılmaz (sıfat) ve yılmamak (fiil) kelimelerinin zıt anlamlıları, yılgın ve yılmaktır. Zıt anlamları incelemek esas anlama açıklık kazandıracaktır. Söz konusu kelimelerin anlamları, “Yılgın: Korkudan sinmiş, gözü korkmuş, yılmış olan. Bıkmış, usanmış, çökmüş. Yılmak: Bir işten ya da bir kimseden gözü korkmak. Bir işten gözü korkup vazgeçmek. Usanıp bırakmak. Bıkmak usanmak.” olarak verilmektedir.

Microsoft Word Eşanlamlılar Sözlüğünde yılmaz kelimesi için sabırlı ve soğukkanlı kelimeleri eş anlamlı olarak veriliyor. Aynı sözlükte yılgın kelimesi için verilen eş anlamlılardan bazıları; korkak, suspus, sinik, ürkek, çekimser, ödlek, tabansız kelimeleridir.

Yılmaz kelimesinin kültürümüzde kişi adı ve soyadı olarak kullanıldığını biliyoruz. Yazılı ve sözlü kullanımların yukarıdaki anlamlara uygun olduğunu söyleyebiliriz. Yaşam serüveninde önüne çıkan büyük küçük engellerden ve zorluklardan ürkmeyip, korkmayıp, yolunu değiştirmeyip, bunlara meydan okuyan ve üstesinden gelen, kararlılık ve ısrarla yoluna devam eden, böylece amaçlarına ulaşıp başarılı ve yetkin olan insanlara yılmaz, bu niteliğe yılmazlık diyoruz. Yılmazlık, kişilerle sınırlı olmayıp toplumları ve milletleri nitelemek için de kullanılmaktadır.

Atatürk, ilk olarak 1927 yılında sözlü olarak sunduğu, Türk İstiklal Savaşı’nı anlatan Nutuk’a, 1919 yılında memleketin durumuna ilişkin şu gerçekleri belirterek başlar (Atatürk, 2010):

  • Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grubun Dünya Savaşı'nda yenilmiş olduğu.
  • Ağır şartları olan bir ateşkes anlaşmasına boyun eğildiği.
  • Savaş boyunca ulusun yorgun düşmesi ve fakirliği.
  • Ülkeyi savaşa sokanların kaçmış olduğu.
  • Saltanat ve Hilafet makamındaki padişahın kendini kurtarma derdinde olduğu.
  • Ordunun elinden silah ve cephanesinin alınmış ve alınmakta olduğu.
  • İtilaf donanmalarının İstanbul’u, Fransızların Adana’yı, İngilizlerin Urfa, Maraş ve Antep’i, İtalyanların Antalya ve Konya’yı, Yunanlıların İzmir’i işgal ettiği.
  • Azınlıkların ayaklanma hazırlığı yaptığı.

Yunanlıların, izleyen yıllarda Ankara’nın hemen batısına kadar tüm Batı Anadolu’yu işkal ettiğini biliyoruz.  Türk milleti Atatürk önderliğinde, yenilgi, yorgunluk, sefalet ve tükenmişlik bataklığından bir anda sıyrılmış, silkinmiş, ileri atılmış, destansı bir yılmazlık örneği sergileyerek Kurtuluş Savaşını zaferle sonlandırmıştır (30 Ağustos 1922).

Doğu Cephesi Kumandanı Kazım Karabekir Paşa’nın günlüğünde, 31 Mayıs 1922 tarihine ait bir yazıda yer alan Yılmaz Türk şiirinin İstiklal Marşı için düşünülmesinin teklif edildiği söylenmektedir (Kayseri Haber, 2019). Kazım Karabekir Paşa’nın yazdığı ve daha sonra Türk Yılmaz Marşı olarak bestelediği şiir, Türk’ün yılmazlığını ne güzel anlatmaktadır…

Cihan-Harbi yangınından,
bağrı-yanık Vatan´a,
Türk´ü boğmak maksadıyla,
girdi düşman askeri,
Kan ve yangın başlamıştır;
ırz ve namus kalmıyor;
Tehlikeye düştü vatan,
yas içinde her yeri.
 
Kahraman halk! Kalk, silahlan!
Ahd ü peymân Tanrı´ya
Vur! Ve haykır! Türklük ölmez,
Türk de yılmaz, ileri!
 
Çelik gibi kollu, tunçtan ayaklı,
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!
 
Göksü imanlı, temiz vicdanlı,
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!
 
Düşmana salsa, tek bile kalsa
Türk hiç yılar mı, Türk hiç yılar mı?
Türk yılmaz, Türk yılmaz!
Cihân yıkılsa, Türk yılmaz!

İngilizce Kelime Anlamı ve Kullanım Sıklığı

1970’lerden itibaren Batı merkezli bazı bilimsel araştırmalarda, “resilience” ve “resilient” kelimeleri belirli psikolojik özellikler bütününü tanımlayan bir terim olarak kullanılmaya başlandı. Paralel olarak, ülkemizde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalarda bu kelimelere karşılık olarak “yılmazlık” ve “yılmaz” kelimelerinin kullanıldığını görüyoruz. Terminolojik anlamına girmeden önce söz konusu İngilizce kelimelerin genel kullanımdaki anlamlarını incelemek faydalı olacaktır.

Oxford Learner’s Dictionary ’de (https://www.oxfordlearnersdictionaries.com) “resilience” anlamı: 

  • Bir maddenin baskılanma, gerilme, bükülme, eğilme sonrası orijinal şekline dönme yeteneği. (Esneklik). Örnek: yünün doğal güzelliği ve esnekliği.
  • İnsanların ve diğer varlıkların şok, yaralanma gibi nahoş bir şeyden sonra çabucak iyileşme yeteneği. (Yılmazlık). Örnek cümle: Kaybetme noktasındaki bir oyunu kazanmak için yaptığı karşı mücadelede büyük cesaret ve yılmazlık sergiledi.

Resilience isim olup resilient sıfat, resiliently zarf olarak yukarıda belirtilen anlamlarda kullanılmaktadır. Resiliency, resilience ile aynı anlamda ve türde olup resilience daha sık kullanılmaktadır.

Türkçe yılmazlık kelimesinde direnme ve dayanma güçlü, esneklik zayıf bir özellik iken, İngilizce resilience kelimesinde esneklik tek başına bu anlamında kullanılacak kadar kuvvetlidir. İngilizcede esneklik, direnme ve dayanma gücünü de içermektedir. Türkçede, kişileri nitelemede kullanıldığında, esneklik olumlu görülmez. Tevfik Fikret, “Kıran da olsa kırıl düş, fakat `eğilme´ sakın” demiştir. Dillerin canlılığı hesaba katılacak olursa ilerleyen yıllarda Türkçe yılmazlık kelimesinin anlamının İngilizce resilience kelimesine yaklaşacağını söyleyebiliriz. Bazen yaşantılar kelime olur, bazen de kelimeler yaşantı!

Resilience, resiliency, resilient ve resiliently kelimelerinin zaman sürecinde kullanım sıklıklarını öğrenmek için bu kelimelerin Ngram (https://books.google.com/ngrams) grafiklerine baktım. [Google Books Ngram Viewer, ilk yazılma tarihleri 1800’lü yıllardan günümüze kadar Google Kitaplar'da barındırılan tüm kitapları tarayarak sorulan hece, kelime veya ifadelerin Ngram-yıllara göre kullanım frekansları grafiğini sunmaktadır.]

Google Books Ngram: resilience, resilient, resiliency, resiliently

Resiliently (yılmazca), zaman ekseninde diğerlerine göre çok daha az kullanılmıştır. Resilient (yılmaz), 1800’lü yılların sonundan itibaren ivme kazanmış, küçük iniş çıkışlarla zaman ekseninde aynı çizgiyi izlemiştir. Resilient, 1900’lü yılların sonuna kadar resilience (yılmazlık) kelimesinden daha sık kullanılmıştır. Resilience (yılmazlık), 2000’li yılların başından itibaren yüksek ivme ile günümüzde grafikteki diğer kelimelere göre en sık kullanılan kelime olmuştur. Bu kelime ile aynı anlamda olan resiliency (yılmazlık) kelimesinin kullanım sıklığı 2000’li yılların başında biraz yükselse de oldukça düşüktür.

Resilience (yılmazlık) kelimesi kullanımının 2000’lerin başlangıcından günümüze doğru yüksek ivme kazanmasını, dönem sürecinde konu ile ilgili yapılan bilimsel araştırmaların artışına, bu araştırmalara duyulan ilginin ve verilen önemin yükselmiş olmasına bağlayabiliriz.

Terminolojik Anlamı

Yılmazlığın terminolojik anlamı, gerçekleştirilen bilimsel araştırmaların odaklandığı boyutlar, test ettiği hipotezler ve ulaştığı sonuçlar temelinde şekillenmektedir. Aşağıda, bu kapsamda yapılan açıklamalar (“Psychological Resilience,” 2021) özetlenmiştir.

Psikolojik yılmazlık, krizlerle zihinsel ve duygusal olarak başa çıkma veya kriz öncesi duruma dönme yeteneğidir. Bu süreçte kişi, zihinsel süreçler ve davranışlar geliştirerek bireysel kaynaklarını harekete geçirir, böylece stres faktörlerinin potansiyel olumsuz etkilerinden korunur. Geliştirmiş olduğu psikolojik yetenekleri sayesinde engelleri ve zorlukları temkin, metanet ve sükunetle karşılar, olası uzun vadeli olumsuz sonuçlardan sıyrılır, normal hayatına devam eder.

Yılmazlık, engellerin arasından zarar görmeden sıyrılıp geçmek değil, tüm olumsuzlukları, zorlukları, acıları deneyimlemek, ama daima işbaşında olabilmek, iyimser ve işlevsel kalabilmektir. Aslında yılmazlığın kendini göstermesi biraz da bu sıkıntıların olmasını gerektirir. 

Yaşamımız her zaman dengeli ve düzgün yürümez. Her an çeşitli aksiliklerle, müşküllerle, manialarla karşılaşmamız olasıdır. Böyle durumlarda ritmimiz bozulur, bazen altüst olur, gergin ve yenilmiş hissederiz. Günlük stres bombardımanı iç ve dış dengemizi bozarken beraberinde hem zorluklar hem de fırsatlar getirir. Rutin stres, yılmazlığı harekete geçiren olumlu etkiler gösterebilir. Bununla birlikte, olumlu etki eşiği kişiden kişiye değişir. Bazıları yüksek düzeyde stresle kolayca başa çıkabilir, bazıları çok daha düşük düzeyli stres karşısında pes edebilir, yenik düşebilir. Yılmazlık, zorlu stres çıtalarını aşabilme ve ardından gizil potansiyelin tadına varabilme özelliğidir.

Hayat yolculuğunda birçok sıkıntılı geçişler yaşarız. Örneğin, yaş çağlarının getirdiği değişimler, çevre ve arkadaş grubu değişimleri, bir yakının kaybı gibi travmatik olaylar, mahalle baskısına veya toplumsal şiddete maruz kalma, ekonomik sıkıntılar, yoksulluk gibi. Yılmazlık, bu gibi durumlar karşısında sergilenen fiziksel, zihinsel ve ruhsal, bütüncül bir adaptasyondur. Hayatın olumlu olumsuz çeşitli basamaklarında normal gelişim görevlerini koruyabilen ve sürdürebilen tutarlı bir benlik duygusudur. Yılmaz kişi için engel tahmin edilebilir, yönetilebilir, kontrol edilebilir hale gelir. Onlar, düştükleri yerden kalkar, daha güçlenmiş ve ustalaşmış olarak yollarına devam ederler. Adeta küllerinden yeniden doğarlar.

Yılmazlık, beraberinde başarı, kendine güven, huzur, itibar, sevgi, takdir, dostluk gibi birçok olumlu getiriler sağlar. Bu özelliğe sahip olmak harika bir şeydir. Araştırmalar, yılmazlığın ender rastlanan olağanüstü bir özellik olmayıp herkeste farklı seviyelerde kendini gösteren, potansiyel olarak mevcut ve olağan olduğunu göstermektedir. Seviyesinin kalıcı ve değişmez değil, uygun ortam ve koşullar sağlandığında geliştirilebilir olması onu popüler hale getirmiştir. Bireylerin yanı sıra eğitimciler, anne babalar, psikolojik danışmanlar, kişisel gelişimciler bu niteliği kazanmaya ve kazandırmaya yoğun çaba harcıyorlar. Rekabetin, engellerin, başarısızlıkların, yenilgilerin, gerilimin, stresin yoğun yaşandığı günümüz dünyasında yılmazlık bir kurtuluş yolu olarak görülüyor.

Resim Manne1953 tarafından Pixabay'a yüklendi

Ackerman (2021), konuyla ilgili yazısında on ünlü kişinin yılmazlığı çağrıştıran sözlerine yer vermiş:

  • “İnsan kapasitesi, zorunluluk karşısında bambu ağacı gibidir— ilk bakışta düşündüğünüzden çok daha esnek.” Jodi Picoult
  • “Yaşam öykünüzün nasıl gelişeceğinin belirleyicisi güçlükler değil bu güçlüklere yönelik tepkinizdir.” Dieter F. Uchtdorf
  • “Güçlü ve zayıf insan arasındaki fark, birincisinin yenilgiden sonra asla vazgeçmemesidir.Woodrow Wilson
  • “Dünya acılarla dolu olsa da aynı zamanda çarelerle doludur.” Helen Keller
  • “Meşe rüzgarla savaştı ve kırıldı, söğüt gerektiğinde eğildi ve yaşadı.Robert Jordan
  • “Kalbiniz kırılırsa, parçalarından bir resim yapın.” Shane Koyczan
  • “Yılmazlık, öncekinden daha az iyi olsa bile yeni gerçeğinizi kabullenmektir. Savaşabilirsin veya kaybın için sadece haykırır ve hiçbir şey yapmayabilirsin ya da kabullenir ve bazı iyi şeyleri bir araya getirmeye çalışabilirsin.Elizabeth Edwards
  • “Önümüze ne kadar düştüğü önemli değil, biz ilerlemeye devam ederiz. Yolları temiz tutmanın yegâne yolu budur.” Greg Kincaid
  • “Yılmazlık, kendini toparlama gücünün ve sorumluluğunun sadece sizde olduğunu bilmektir.” Mary Holloway
  • “Hayat gittikçe kolaylaşmaz ve daha bağışlayıcı olmaz, biz daha güçlü ve yılmaz oluruz.” Steve Maraboli

Öncü Araştırmalar

Yaşam sürecinde birçok insan için anne karnı en güvenli ve en rahat dönemdir. Bireyin doğumla birlikte ağlayarak dünyayla kucaklaşmasından itibaren hayat mücadelesi başlar. Kişi artık birbiriyle etkileşim halinde olan üç temel dinamik olguyla karşı karşıyadır. Birincisi fiziksel, zihinsel ve duygusal bir bütün olarak bireysel kapasite ve yetenekleri. İkincisi yaşamını sürdürmesini zorlaştıran hastalıklar ve her çeşit engeller. Üçüncüsü yaşamını devam ettirmesini ve geliştirmesini destekleyen ve engellerden koruyan dayanaklar. Bireysel kapasitesini, destekleyici unsurlarla iş birliği halinde kullanarak engellerin üstesinden gelen yetkin ve etkin kişilere yılmaz diyoruz. Aşağıda özetlenen araştırmalarda üç temel alanda (bireysel nitelikler, risk faktörleri, koruyucu unsurlar) hangi değişkenlerin yılmazlığı ortaya çıkardığı sorgulanmaktadır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar yılmazlığı geliştirme amaçlı yetiştirme ve eğitim faaliyetlerine temel oluşturmaktadır. Toplum genelinde alınacak önlemlere ve gerçekleştirilecek desteklere ışık tutmaktadır.

1970'lerde psikopatolojik risk faktörlerine maruz kalan çocukları inceleyen kimi araştırmacılar ilginç bulgularla karşılaştı. Çocukların bazıları yoğun risk faktörlerine rağmen oldukça olumlu kalabilmişlerdi. Bu keşif zorluklar içinde büyüyen ve yılmayan çocuklarda hangi belirgin farkların olduğunu konu edinen araştırmaları tetikledi ve yılmazlık konulu bir alan doğdu. Yılmazlık kavramı, araştırmaların odak noktasını ruhsal hastalıklardan ruhsal sağlığa yöneltti. Risk karşısında olumlu gelişimi ve ruhsal iyileşmeyi destekleyen koruyucu faktörlere yönelik çalışmalar hız kazandı.

Norman Garmezy [1918-2009, ABD], klinik psikologdur. Yılmazlık konulu araştırmaların kurucusu olarak bilinir. Şizofreni ve ruh hastalıkları odaklı çalışmaları, sonraları stres direnci, yetkinlik ve yılmazlık üzerine kaymıştır. Riske maruz çocuklarda olumlu sonuçlar konulu bir boylamsal çalışma olan Yetkinlik Projesi’nin (Project Competence) kurucusudur (“Norman Garmezy,” 2021).

Garmezy, yılmazlık konulu ilk araştırma raporunu 1973 yılında yayımlanmıştır (Garmezy, 1973). Bu çalışmada biyolojik anneleri şizofren çocuklar bağlamında hastalık yaygınlığı, risk faktörleri ve koruyucu faktörler incelenmiş, sonuçlar yılmazlığın tanımına katkı olarak kullanılmıştır. Bir yıl sonra aynı araştırma grubu yılmazlığın gelişimini destekleyen sistemleri inceleyerek çeşitli araçlar ortaya koymuşlardır (Garmezy and Streitman, 1974). Garmezy, sonraki yıllarda Yetkinlik Projesi kapsamında yılmazlık araştırmalarına devam etmiş, kuramını geliştirmiştir.

Garmezy araştırmalarında iki grup çocuğu incelemiştir. Birinci grup, biyolojik anneleri şizofren çocuklar; ikinci grup, biyolojik anneleri şizofren olmayan çocuklardır. İkinci grupta beklenin aksine içe veya dışa dönük davranış bozukluğu (hiperaktivite) sergileyen çocuklar bulunmuştur. Her iki grubun toplumsal yetkinlikleri ve motivasyon yeterlikleri ölçülmüş, ikinci gruptaki çocukların akran grubunca ve öğretmenlerce kabullenilme düzeyi düşük çıkmıştır. Biyolojik anneleri şizofren olan birinci grupta azımsanmayacak sayıda davranış bozukluğu ve uyum sorunu göstermeyen çocuklara rastlanmıştır. Onların risklere rağmen yetkin ve uyumlu kalabilme özelliğine yılmazlık denmiştir. Davranış bozukluğu olmayan bu çocuklarda bazı koruyucu faktörlerin etkili olduğu sonucuna varılmıştır (Garmezy, 1973).

Diğer bir araştırmada strese dirençli çocukların maruz kaldığı risk faktörleri ve bunlara karşı yararlandıkları koruyucu faktörler incelenmiştir. Bu çalışmada üç gruba ayrılan çocuklar incelenmiştir. Birinci grup, toplum geneline örneklem teşkil eden çocuklardan; ikinci grup, ölüm riski taşıyan doğuştan kalp hastası çocuklardan; üçüncü grup, hayatını özel okullarda geçiren özürlü çocuklardan oluşturulmuştur. Yetkinlik düzeyleri; akran grubu sosyometrik değerlendirmeleri, öğretmen yorumları, zekâ testleri, sınav notları ve okul kayıtları kullanılarak ölçülmüştür. Uyumlu ve istikrarlı ailelerin çocuklarının diğer zorluklara rağmen daha zeki ve daha yeterli, yüksek strese karşı daha dayanıklı oldukları görülmüştür (Garmezy et.al., 1984).

Garmezy, yılmazlığın strese karşı vurdumduymazlık olmadığını, ilk andaki geri çekilme ve yetersizlik tepkisinin ardından uyuma ve çözüme yönelik davranış kapasitesinin harekete geçirilmesi ve sürdürülmesi olduğunu söyler (Garmezy, 1991).

Garmezy, çalışmaları neticesinde yılmazlığın (ya da yetkinliğin) düşük sayıda risk faktörüne karşılık yüksek sayıda koruyucu faktörle bağlantılı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Yılgın çocuklar, bileşik risklere karşılık az sayıda koruyucu faktöre sahiplerdir. Çevrenin önemini vurgulayan Garmezy, yılmazlığa ekolojik bir bakış kazandırmıştır. Koruyucu faktörler, bireyin kendisinden başlayıp aileye uzanmakta, oradan toplumun genelini kapsamaktadır (VicHealth, 2015):

  • Bireysel faktörler: mizaç, etkinlik düzeyi gibi eğilimler bağlamında kişisel nitelikler, yeni durumları nasıl karşıladığı (olumlu tepki verme gibi), bilişsel beceriler.
  • Ailevi faktörler: aile içi uyum ve sıcaklık (yoksulluk veya anne-baba anlaşmazlıklarına rağmen), anne babanın yokluğunda şefkatli büyük anne veya büyükbaba, anne babanın çocuğun esenliği ile ilgilenmesi.
  • Destekleyici faktörler: aile dışında dış destek sistemleri, anne yerini tutan başka biri, destekleyici ve ilgili öğretmen, sosyal hizmet ve din kurumları.

Araştırmalarından hareketle Garmezy, yılmazlığı açıklayan üç model geliştirmiştir (VicHealth, 2015):

  • Telafi modeli: Katkı modeli olup stres faktörleri yetkinliği aşağı çektiğinde kişisel varlıkların uyum geliştirmesi ile devreye girer. Örneğin, bir çocuk ev ortamında şiddetli çatışma yaşayabilir, ama aynı zamanda büyük anne ve büyük babalarından biriyle sıcak ilişkilere yönelebilir. Bu çocuğun yılmazlığı büyük anne veya büyük babalardan birilerinin ev ortamındaki olumsuzluğu telafi etmesinden ortaya çıkar.
  • Kırılganlığa karşı muafiyet modeli: Stres faktörleri ile kişisel varlıkların karşılıklı ilişkisinden doğmakta olup stresin netice ile bağlantısı, dikkate alınan koruyucu kişisel varlıkların büyüklüğüne bağlıdır. Örneğin aşırı yoksul bir ailenin çocuğu, riski azaltmak üzere yoksullukla etkileşime giren uyumlu bir aile ortamına sahip olabilir.
  • Meydan okuma modeli: Bu bir grafik eğrisi modelidir. Stres faktörleri çok yüksek veya çok düşük düzeyde olmadığı durumlarda, iki eşik arasında uyum ortaya çıkar. Çok yüksek stres yetkinliği düşürür, çok düşük stres atıl bırakır. Meydan okuma modeline göre, genç insanlar için bir miktar stres, başa çıkma becerilerini geliştirmede, iç ve dış kaynakları harekete geçirmede faydalıdır.

Resim cocoparisienne tarafından Pixabay'a yüklendi

Emmy Werner [1929-2017, ABD], gelişim psikolojisi profesörüdür (“Emmy Werner,” 2021).

Werner'ın Hawaii, Kauai bölgesinde yaşayan çocuk grupları üzerinde yaptığı boylamsal araştırmalar, zorlu hayat koşullarına maruz tüm çocukların yenik düşmediğini ortaya koymuştur. Kauai oldukça fakir bir bölge olup çocukların anne ve babalarının çoğu alkolik ya da zihinsel hastadır. Birçok anne baba işten çıkarılmıştır. Bu olumsuz  koşullarda büyüyen çocukların üçte ikisi ileriki yaşlarda kronik işsizlik, madde bağımlılığı, genç yaşta evlilik dışı hamilelik gibi zararlı sonuçlar yaşamıştır. Buna karşın çocukların üçte biri böyle zararlı yönelişlere kapılmamıştır. Werner, bu gruptaki çocukları yılmaz olarak nitelendirmiştir (Werner, 1971). 

Aynı grup üzerindeki çalışmalarını, yılmazlığı destekleyen ve tehdit eden faktörler üzerinde devam ettiren araştırmacı, yılmazlığı bireysel, ailevi ve toplumsal boyutlarda geliştiren koruyucu faktörlere odaklanmıştır. Bu koruyucu faktörler (Werner, 1989):

  • Bireysel eğilimler – toplumsallaşabilme, etkinlik düzeyi.
  • Duygusal destek sağlayan aile içi sevecenlik bağları.
  • Dış destek sistemleri – kilise, iş hayatı

Werner’a göre çocukların çoğunda özellikle ters durumlarda daha ısrarcı olarak kendini beğenmişlik vardır. Büyük çapta aşırı müdahale ve kontrol yerine doğal akıştaki bu eğilimi kullanmayı yılmazlığı geliştirmede iyi bir yaklaşım olarak önermektedir. Ayrıca, çocukların ve yetişkinlerin doğru kaynaklara ulaşması halinde değişimin daima mümkün olacağını belirtmektedir (Werner, 1989).

Werner’ın boylamsal çalışması, yılmazlığın zaman sürecinde gösterdiği değişimlere pencere açmıştır. Her gelişim aşamasında bir geçiş dengesi olduğuna işaret ederek bu dengenin stresli yaşam olaylarına, cinsiyete ve koruyucu faktörlere bağlı olarak korunduğunu veya bozulduğunu ortaya koymuştur. Müdahalelerin bireyin hayatının değişik basamaklarında risk faktörleri ve koruyucu faktörlerin dengesine hitap etmesi gerektiğini belirtmektedir.  

Michael Rutter [1933-1921, İngiltere], çocuk psikiyatrisi profesörüdür. Çocuk gelişimi, okul etkinliği, otizm, bebeklik yoksunlukları ve yılmazlık konularını araştırmıştır. 1970'ten itibaren yılmazlık alanına yoğunlaşmıştır. Çalışmalarının çoğu şizofren anne babaların çocukları üzerine odaklanan Rutter, bazı çocukların anne veya babalarının bu durumundan zedelenmediklerini gözlemlemiştir. Bulguları onu, psikopatoloji yerine yetkinlikleri araştırmaya yöneltmiştir (“Michael Rutter,” 2021).

Rutter yılmazlığı, ciddi risk yaşantıları ile nispeten olumlu psikolojik sonuçların bireşimini kapsayan etkileşimli bir kavram olarak tanımlamıştır. Ona göre yılmaz birey, ciddi stres ve zorluk yaşamasına rağmen aynı deneyimi yaşayan diğer kişilerden daha iyi sonuçlar elde eder (Rutter, 2006). 

1964 ve 1965 yıllarında gerçekleştirdiği meşhur Wight Adası çalışmasında ada çocukları ile Londra’nın yoksul bölgelerinde yaşayan çocukları karşılaştırmıştır. Risk faktörleri olarak aile bağlamında aile içi uyumsuzluklar, düşük sosyoekonomik konum, kalabalık ya da büyük aile, anne baba suçluluğu, psikiyatrik sorunlu anne değişkenlerini ele almıştır. Okul bağlamında çocuk suçları, davranış bozuklukları, devam durumu, akademik başarı değişkenlerini ele almıştır. Ulaştığı sonuçları şöyle özetleyebiliriz (VicHealth, 2015):

  • Risk faktörleri arttıkça psikiyatrik sorunlar da artmaktadır.
  • Olumlu, destekleyici, sıcak anne baba çocuk ilişkileri psikiyatrik sorunların azalmasında anlamlı olumlu etkiye sahiptir.
  • Okullarda etkili sınıf yönetimi, ileri yapılanma, hazırlık ve planlama, ödev ve sınavlara önem verme, öğrencilere eylem ve etkinliklerinin sorumluluğunu hissettirme ve toplum yanlısı atmosfer problemleri azaltmaktadır. 
  • Çocuğun esenliğinde, koruyucu faktör olarak ailenin yanında okulun da anlamlı olumlu etkisi vardır.

Rutter, kurumlar ve koruyucu ailelerde bakılan öksüz ve yetim çocuklar üzerinde yaptığı çeşitli araştırmalarda erken dönem psikolojik destek yoksunluklarının beslenme yoksunluklarından daha kötü sonuçlara yol açtığını ortaya koymuştur. Boylamsal araştırma sonuçları, evlat edinilen çocukların maruz kaldıkları kısıtlamaların olumsuz etkilerinin ileri yaşlarda devam ettiğini göstermiştir (Rutter et al., 2007).

Rutter’a göre:

  • Yılmazlık, bireysel psikolojik bir özellik ya da ileri işlevsellik değil, doğru kaynakları kullanarak sağlanan olağan bir uyumdur.
  • Farkın katalizörü birey değil çevredir.
  • Yılmazlık, anlık değil yaşam boyu farklı alanlarda kendini gösterir. Bir alanda yılmazlık sergileyen kişi başka alanlarda pes edebilir. Her koşulda yılmazlık mümkün değildir.
  • Planlama, öz denetim, özgüven, kararlılık gibi bireysel özellikler koruyucu faktörler arasındadır.
  • Dönüm noktası deneyimleri, geçmişin kötü izlerini bir anda silebilir, yeni seçeneklerin kapısını açabilir.
  • Risk ve koruyucu faktör listeleri rehber olabilir ama genel geçer değildir.
  • Makul ölçülerde kalan risk, gelişimin normal unsurudur.  Rutter bunu aşı ve çelik benzetmesiyle açıklar.
  • Yılmazlıkta genetik faktörler de etkilidir.

Michael Ungar [1963- , Kanada], 25 yıldan fazla süredir sosyal hizmetler uzmanı ve aile terapisti olarak çalışan profesördür.  Kanada’da 14 ülkede araştırmalar yapan Uluslararası Yılmazlık Araştırma Merkezi’nin kurucusudur. Çalışmaları kültürlerarası araştırmalar, karma yöntemler, yapısalcılık ve yılmazlık üzerine odaklanmıştır (“Michael Ungar,” 2021).

Ungar, çalışmalarında savaş, yoksulluk, göç, soykırım, şiddet, marjinalleşme, madde ve alkol bağımlılığı, aile parçalanmaları, akıl sağlığı sorunları ve erken hamilelik gibi bir dizi risk yaşayan 14 ülkeye ait çeşitli topluluklardan elde ettiği verileri değerlendirmiştir (Ungar et al., 2007).

Ungar, yılmazlığı bireysel nitelikler kümesinin daha fazlası olarak görmektedir. Bireyin etrafındaki yapılar, aldığı hizmetler, sağlığa yönelik bilgi üretme yolları…tüm bunlar bireysel niteliklerle bileşerek karşılaşılan tersliklerin üstesinden gelmeyi ve yılmazlık yolunun izini sürmeyi sağlar.  Psikolojik, çevresel veya her ikisi birlikte, kişinin karşılaştığı belirli bir güçlük bağlamında yılmazlık, onun esenlik hissetmesini sağlayan fırsatlar dahil hem sağlıklı kalmanın yollarına götüren bireysel kapasiteye hem de esenlik kaynakları ve kültürel olarak anlamlı yollar sunan içinde yaşadığı aile, toplum ve kültür koşullarına bağlı olarak ortaya çıkar (Ungar, 2013).

Ungar, yerel kaynak ve kültürlerin önemini vurgulayarak 7 yılmazlık tazyiki ortaya koymuştur (VicHealth, 2015):

  1. Kaynak materyallere erişim – parasal, eğitimsel, tıbbi, işe alma desteklerine ve/veya gıda, giyim-kuşam, barınma gibi fırsatlara ulaşılabilirlik.
  2. İlişkiler – akran grubu, yetişkinler, aile içi büyükler ve topluluk üyeleri gibi anlamlı kişilerle ilişkiler.
  3. Kimlik – kişisel ve kolektif amaç duygusu, güçlü ve zayıf yönlere yönelik öz değerlendirme, manevi ve dini kimlik dahil inanç ve değerler.
  4. Güç ve kontrol – kendinin ve başkalarının bakımını yapma deneyimleri, sağlık kaynaklarına erişim amacıyla toplumsal ve fiziksel çevreyi değiştirici etki yaratma yeteneği.
  5. Sosyal adalet – toplulukta anlamlı rol edinme ve toplumsal eşitlik deneyimleri.
  6. Kültürel bağlılık – bireyin içinde yaşadığı yerel ve küresel kültürel pratiklere, değerlere, inançlara bağlılığı.
  7. Uyum – bireyin kişisel ilgileri ile sorumluluk duygusunu daha iyiye doğru dengeleme, toplumsal ve manevi olarak kendini daha büyük şeylerin parçası olarak hissetme.

Ungar’ın yılmazlık kuramına katkılarından birisi olan kültür vurgusu önemlidir. Getirdiği kültürel görelilik kavramına göre olumlu gelişim kültürel ve zamansal süreçlerde gömülüdür. O, kültürü bireylerin ve grupların günlük hayat pratikleri şeklinde sergiledikleri paylaşılan değerler, inançlar, dil ve görenekler olarak görür. Yılmazlık kültürü yansıtırken; uygulayıcıların, programların her bir kültürün ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini müzakere etmeleri gereği vardır. Dahası, kültürün bağlamsal özellikleri zaman içinde değişirken müdahaleler bu değişimi dikkate almalı ve hangi çevrelerin gelişimi kolaylaştırdığı konusunda bilinçli olunmalıdır (Ungar, 2011).

Sonuç - Buraya kadar birkaç önemli araştırmacıya, araştırmalarına ve getirdikleri yılmazlık tanım ve kuramlarına şöyle bir göz gezdirdik. Erişilen kaynaklarda araştırmaların teknik analizleri bağlamında pek çok eleştiri ve öneri getirilmektedir. Ayrıca çok sayıda yeni araştırma vardır. Detaylara inmek akademik makalelerin işidir. Çıkaracağımız genel sonuç, yılmazlığın bireysel ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığı ve geliştiğidir. Kişisel metanet, dayanıklılık ve yeniden yola koyulma azmi ile ailevi ve toplumsal sıcak bir çevrenin desteği tüm badirelere karşı yılmazlığı ortaya çıkarmaktadır. Kurumsal desteklere erişim kolaylığı, süreci desteklemektedir. Benimsenen dinsel, manevi, kültürel değerlerin yılmazlığın gelişimine etkisi büyüktür.

Şimdi, yılmazlığın kazandırılmasında ve geliştirilmesinde odaklanılan ve amaçlanan bireysel niteliklere bakalım.

Kazandırılması ve Geliştirilmesi

Hayat hiç mükemmel olmadı ve olmayacak. Her şeyin istediğimiz gibi gitmesini ne kadar çok istesek de zorluklar kaçınılmazdır ve onlarla mücadele etmek zorundayız. Yılmazlık kuramlarına göre mesele zorlukların azameti değil onları nasıl ele aldığımızdır. Yılmazlık sabit bir kişilik niteliği değil ortaya çıkarabileceğimiz, geliştirebileceğimiz, güçlendirebileceğimiz süreç temelli başa çıkma becerileridir. Kazanılması/kazandırılması sorumluluğu bireyin kendinden başlar, aileye, okula, toplum geneline doğru yayılır. Yılmaz bireyler daha huzurlu, daha dengeli, daha başarılı, daha verimli olurlar. Bir toplumda yılmazlığın gelişimi ekonomik, kültürel ve toplumsal refaha katkı sağlar.

Dünyada yılmazlık konulu birçok özel eğitim, yetiştirme, danışmanlık, koçluk ve kurs programı vardır. Şirketler kurumsal kurslara katılımı teşvik etmektedir. Okullar programlarına yılmazlık kazandırma amacını entegre etmektedir. Sosyal hizmet kurumları bireylere ve ailelere yılmazlığı destekleyici hizmetler sunmaktadır. Bunları sayıp dökmek ve yaklaşımlarını anlatmak bu yazının boyutlarını aşar. Ayrıca, eğitim ve yetiştirme süreçlerinde kullanılan yöntem ve teknikler, ölçme ve değerlendirme araçları ayrı bir çalışma konusu olacak kadar geniştir. Aşağıda, ülkemizdeki çabalara girmeden dünyada uygulama içinde olan bazı kurumların yaklaşımları özetlenmeye çalışılmıştır.

Bireysel düzeyde dikkat ve farkındalığı artırmak yılmazlığın anahtarıdır. Maksatlı ve niyetli olmak negatif düşüncelerinizi azaltır, dikkatinizi çevrenizde sizin için daha anlamlı alanlara yöneltir.  Yetiştirme Programı Danışmanı James Woodworth, etkili yılmazlık eğitimi programlarının işlemesi gereken alanları sıralamıştır (Woodworth, 2016):

  • İçedönük denetim odağı algısını geliştirmek: hayatınızın kontrolünün sizde olduğuna inanmak.
  • İyi bir özgüven duygusu geliştirmek: değer taşıdığınıza ve değerli olduğunuza inanmak.
  • İyi bir öz yeterlik duygusu geliştirmek: kafanıza koyduğunuz şeyi yapabileceğinize inanmak.
  • Öz farkındalık ve duygu düzenleme/yönetme kapasitesini geliştirmek: kendi duygularınızı anlamak ve yönetmek.
  • İyimserlik ve umut geliştirmek: hayata katılmak ve getireceği zorluklara hazırlıklı olmak.
  • Pozitifliği ve pozitif duyguları geliştirmek: pozitiflik hissini, esenliği ve hayatın anlam ve değerini takdir etmek ve geliştirmek.
  • Şükür ve minnettarlığı geliştirmek: sahip olduklarınızın kıymetini bilmek ve düzenli olarak şükretmek.
  • Amaç belirlemeyi geliştirmek: spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zamanlanmış amaçlar belirlemek.
  • Esnek ve uyumlu bir tutum geliştirmek: düşüncelerinizi katı ve esneklikten yoksun olmaktan alıkoymak.
  • Pozitif/olumlu, iyimser ve açıklayıcı tarz geliştirmek: bardağın boş tarafı yerine dolu tarafını görmeyi seçmek.
Resim Gerd Altmann tarafından Pixabay'a yüklendi

Penn Yılmazlık Programı, çocuklara yılmazlık eğitimi veren bir grupça geliştirilmiş ve uygulanmakta olup şu alanlara odaklanmaktadır (Cutuli et al., 2013):

  • Bakış açısı edinme.
  • Karar verme.
  • Kendine güven.
  • Rahatlama (Relaxation).
  • Bilişsel yeniden yapılandırma.

Özellikle Birleşik Devletler ordusunda ve Pennsylvania Polis teşkilatında binlerce yılmazlık kursunun odaklandığı çeşitli becerilerden bazıları şunlardır (Positive Psychology Center, n.d.):

  • Öz-farkındalık – düşüncelerinize, duygularınıza ve davranışlarınıza ve psikolojik tepkilerinize dikkat yöneltme yeteneği.
  • Öz-düzenleme – kişinin arzu ettiği sonucu almasına hizmet edecek şekilde düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve psikolojisini değiştirebilme yeteneği.
  • Zihinsel çeviklik – durumlara birçok açıdan bakabilme, yaratıcı ve esnek düşünebilme yeteneği.
  • Karakterin güçlü yönleri – kişinin güçlü yönlerini özgün (otantik) kullanma, zorlukların üstesinden gelme, değerleriyle uyumlu bir hayat kurma yeteneği.
  • Bağlantı – güçlü, güvenli ilişkiler kurma ve sürdürme yeteneği.
  • İyimserlik – olumluyu bekleme fark etme, kontrol edilebileceklere odaklanma, maksatlı eylemde bulunma yeteneği.

Yukarıda kısaca değinilen eğitim ve yetiştirme faaliyetlerinin kazandırmayı hedeflediği beceriler bireyin kendinden başlayarak aile, okul ve toplum genelinde sorumluluklar yüklenmeyi gerekli kılar. Büyük kısmı psikolojik olan, karakterle ve kişilikle bağlantılı bu özellikleri bir çırpıda kazandırmak çok zordur. Yazı boyunca değinilen koruyucu ve destekleyici faktörleri harekete geçirmek; bilgi, eğitim ve danışma hizmetlerine erişmek ve yararlanmak eğitim ve yetiştirme faaliyetlerine destek olacaktır.

Sonuç

Yılmazlık konusunda böyle bir yazıyı ilk kez okuduysanız konu hakkında farkındalık kazandınız. Yılmazlığın tanımını, kapsamını kavradınız, zihninizde yorum ve değerlendirmelerde bulundunuz. Öncü araştırmalar hakkında fikir sahibi oldunuz. Yılmaz kişilerin bireysel özelliklerini, risk faktörlerini, koruyucu ve destekleyici faktörleri tanıdınız. Yılmazlığın kazandırılmasında ve geliştirilmesinde hareket noktalarını anladınız. Belki kendiniz, belki çocuklarınız, belki çevreniz için kendinize vazifeler çıkardınız. Böyleyse yazı amacına ulaşmış olur.

Gördüğünüz gibi yılmazlık son yıllarda bilimsel hüviyet kazanmıştır. Konu ilginizi çekiyor ve daha ileri uygulamalara girişmek istiyorsanız bu yazıyı yeterli görmeyeceksiniz. Ulaşabildiğiniz daha ileri bilgi kaynaklarından, eğitim ve danışma hizmetlerinden yararlanmanızı öneririm. Hoşça kalın…

Kaynaklar

Ackerman, C. E. (2021, February 22). What is resilience and why is it important to bounce back? Positive Psychology. https://positivepsychology.com/what-is-resilience

Atatürk, M. K. (2010). Gazi Mutafa Kemal Atatürk gençler için fotoğraflarla nutuk. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Croft, C., Beckett, C., Rutter, M., Castle, J., Colvert, E., Groothues, C., … Sonuga-Barke, E. J. S. (2007). Early adolescent outcomes of institutionally-deprived and non-deprived adoptees. II: Language as a protective factor and a vulnerable outcome. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 48(1), 31–44. doi:10.1111/j.1469-7610.2006.01689.x

Cutuli, J. J., Gillham, J. E., Chaplin, T. M., Reivich, K. J., Seligman, M. E. P., Gallop, R. J., Abenavoli, R. M., & Freres, D. R. (2013). Preventing adolescents’ externalizing and internalizing symptoms: Effects of the Penn Resiliency Program. The International Journal of Emotional Education, 5, 67-79.

Eagleman, D. (2011). Incognito: Beynin gizli hayatı (Çev. Zeynep Arık Tozar). Domingo.

Emmy Werner. (2021, September 23). In Wikipedia. https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Emmy_Werner&oldid=1046075678

Garmezy, N. (1973). "Competence and adaptation in adult schizophrenic patients and children at risk", pp. 163–204 in Dean, S. R. (Ed.), Schizophrenia: The first ten Dean Award Lectures. NY: MSS Information Corp.

Garmezy, N. (1991). Resilience in children's adaptation to negative life events and stressed environments. Pediatric annals, 20(9), 459–466. https://doi.org/10.3928/0090-4481-19910901-05

Garmezy, N., Masten, A. S. & Tellegen, A. 1984. The study of stress and competence in children: A building block for developmental psychopathology. Child Development, 55, 97-111.

Garmezy, N.; Streitman, S. (1974). "Children at risk: The search for the antecedents of schizophrenia. Part 1. Conceptual models and research methods". Schizophrenia Bulletin. 1 (8): 14–90. doi:10.1093/schbul/1.8.14. PMID 4619494

Hacı Ömer Sabancı. (2021, Şubat 22).  Vikipedi’de. https://tr.wikipedia.org/wiki/Hac%C4%B1_%C3%96mer_Sabanc%C4%B1

Kayseri Haber. (2019, Temmuz 31). Faruk Yaman kütüphanesinde Yılmaz Türk Marşı plağı. Kayseri Haber. http://www.kayserihaber.com.tr/haber/faruk-yaman-kutuphanesinde-yilmaz-turk-marsi-plagi-41161.html

Michael Rutter. (2021, November 14). In Wikipedia. https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Michael_Rutter&oldid=1055246748

Michael Ungar. (2021, September 2). In Wikipedia. https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Michael_Ungar&oldid=1041969644

Norman Garmezy. (2021, September 27). In Wikipedia. https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Norman_Garmezy&oldid=1046769715

Positive Psychology Center. (n.d.). Resilience skill set. Penn State Positive Psychology Center. Retrieved from https://ppc.sas.upenn.edu/resilience-programs/resilience-skill-set

Psychological resilience. (2021, November 11). In Wikipedia. https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Psychological_resilience&oldid=1054672256

Psychology Today. (n.d.). Resilience. Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/intl/basics/resilience

Rutter, M. (2006). Implications of Resilience Concepts for Scientific Understanding. Annals of the New York Academy of Sciences, 1094(1), 1–12. doi:10.1196/annals.1376.002

Seligman, M.E.P. (2021, November 23). Building resilience. Harvard Business Review. https://hbr.org/2011/04/building-resilience

Ungar, M. (2011). The social ecology of resilience: Addressing contextual and cultural ambiguity of a nascent construct. American Journal of Orthopsychiatry, 81, 1-17.

Ungar, M. (2013). Resilience, trauma, context, and culture. Trauma, Violence, and Abuse, 14, 255-266.

Ungar, M., Brown, M., Liebenberg, L., Othman, R., Kwong, W. M., Armstrong, M. I. & Gilgun, J. F. (2007). Unique pathways to resilience across cultures. Adolescence, 42, 287-310.

VicHealth. (2015). Current theories relating to resilience and young people: a literature review. Victorian Health Promotion Foundation, Melbourne. https://evidenceforlearning.org.au/assets/Grant-Round-II-Resilience/Current-theories-relating-to-resilience-and-young-people.pdf

Werner, E. E. (1971). The Children of Kauai: A Longitudinal Study from the Prenatal Period to Age Ten. Honolulu: University of Hawaii Press, ISBN 0870228609.

Werner, E. E. (1989). Vulnerable but invincible: a longitudinal study of resilient children and youth. New York: McGraw-Hill, ISBN 0937431036.

Woodworth, J. (2016, October 28). 10 characteristics of resilient people and how to develop them. PsychReg. https://www.psychreg.org/10-characteristics-resilient-people-develop

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meslek ve Kariyer Planlamasında İlgi ve Mesleki İlgi Ölçekleri

Jackson Mesleki İlgi Envanterinin Üniversite Öğrencileri Üzerinde Bir Uyarlama Çalışması  başlıklı doktora tezimin  [Okuyun/İndirin] kuramsal bölümlerinden düzenlediğim yazı. Bu yazıda Türkiye’de eğitim, meslek ve kariyer alanlarına yönlendirme süreçleri kapsamında psikolojik bir özellik olarak mesleki ilginin yeri ve ölçülmesi konuları değerlendirilmiştir. Mesleki ilgi kavramının tanımları ve kuramsal çerçevesi incelenmiştir. Ardından mesleki ilgilerin ölçülmesine ilişkin uygulamalar tanıtılmıştır. Mesleki ilgi ölçeklerinin gelişim süreçleri açıklanmıştır. Bu kapsamda ülkemizdeki durum yorumlanmıştır. Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde meslek ve iş içerikleri çeşitlenmiştir. Bir tarafta çok farklı meslek alanları gelişirken diğer tarafta çok farklı alanlarda eğitilmiş, yetiştirilmiş insanlar bulunmaktadır. Uygun mesleklere uygun insanların seçimi ve yönlendirilmesi bir problem alanıdır. Eğitim sürecinde gerçekleşen çeşitli alanlara yönelmelerin ve

Psikolojik Çekim Yasası: Sevgi, Mutluluk, Bereket

“Aklıma gelen başıma geldi.” Aklıma gelen ilkin düşünceydi sonra gerçek oldu. “Her şey beklediğim gibi oldu.” Beklediğim ilkin düşünceydi sonra gerçek oldu. Önce düşünceler oluşur sonra onlara bağlı olgular gerçekleşir. Çekim yasasının (Law of Attraction) temeli bu tür eşleşmelerdir. Bize tesadüf olarak görünen düşünce-olgu bağlantısının arka planında çekim yasası vardır. Öyleyse bu yasayı kullanarak arzu ettiğimiz olguları kendimize çekebilir, istemediklerimizi kendimizden uzaklaştırabiliriz. Düşüncelerimizi değiştirerek… Düşüncenin Gücü Düşünce enerjidir. Bir zamanlar evrende sadece düşünce (Tanrı, kozmik bilinç) vardı. Kozmik bilinç ol dedi, oldu. Varlık, enerjinin değişik formları olup bedene bürünmüş, Yunus diye görünmüş halleridir. Evren, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu bir bütündür. Bütünlük, her şey için geçerli ortak yasaları egemen kılar. Olgular çekim yasasıyla yakınlaşır, eşleşir, yeni formlar oluşturur. Her şey gibi düşünceler de çe