Ana içeriğe atla

Meslek ve Kariyer Planlamasında İlgi ve Mesleki İlgi Ölçekleri


Jackson Mesleki İlgi Envanterinin Üniversite Öğrencileri Üzerinde Bir Uyarlama Çalışması başlıklı doktora tezimin [Okuyun/İndirin] kuramsal bölümlerinden düzenlediğim yazı.

Bu yazıda Türkiye’de eğitim, meslek ve kariyer alanlarına yönlendirme süreçleri kapsamında psikolojik bir özellik olarak mesleki ilginin yeri ve ölçülmesi konuları değerlendirilmiştir. Mesleki ilgi kavramının tanımları ve kuramsal çerçevesi incelenmiştir. Ardından mesleki ilgilerin ölçülmesine ilişkin uygulamalar tanıtılmıştır. Mesleki ilgi ölçeklerinin gelişim süreçleri açıklanmıştır. Bu kapsamda ülkemizdeki durum yorumlanmıştır.

Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde meslek ve iş içerikleri çeşitlenmiştir. Bir tarafta çok farklı meslek alanları gelişirken diğer tarafta çok farklı alanlarda eğitilmiş, yetiştirilmiş insanlar bulunmaktadır. Uygun mesleklere uygun insanların seçimi ve yönlendirilmesi bir problem alanıdır. Eğitim sürecinde gerçekleşen çeşitli alanlara yönelmelerin ve yöneltmelerin bireylerin bilgi, beceri ve duyuşsal özelliklerine uygunluğu aynı problem alanının bir parçasıdır.

Farklı iş ve meslek görevlerini gerçekleştirmek için çalışanlarda bulunması gereken bilişsel, psikomotor ve duyuşsal özellikler eğitim planlarının bir girdisi olmuştur. Benzer şekilde birey açısından, kariyer planı kapsamında kendi bilişsel, duyuşsal ve psikomotor özellik ve becerilerine uygun alanlara yönelmesi bir ihtiyaçtır.

Mesleklere ve eğitim alanlarına uygun tercihler bireye iyi yaşam koşulları, statü, moral ve verimlilik kazandırır. Toplumun ekonomik ve kültürel gelişmesine katkı sağlar. Bu seçimde ilgi alanları önemli bir boyuttur.

Yazının ilerleyen bölümlerinde meslek ve kariyer tercihlerinde psikolojik bir özellik olarak ilgi ve mesleki ilgi konuları ele alınmıştır. Başarı ve yetenek ayrı bir inceleme alanıdır.

İçindekiler

  • İlginin Tanımı ve Kuramsal Yaklaşımlar
  • Mesleki İlgiler ve Ölçülmesi
  • Mesleki İlgi Ölçeklerinin Gelişimi
  • Türkiye'de Eğitim Alanlarına, Mesleklere ve Kariyerlere Yönlendirme Süreçleri ve İlgi
  • Kaynaklar

İlginin Tanımı ve Kuramsal Yaklaşımlar

İlgi; çekici, doyurucu ve beğeni uyandıran meslek türlerini ve boş zaman etkinliklerini belirleyen, her birey için özgün bir psikolojik özelliktir. Bu özellik görece durağandır (Lowman, 2010). İlgi, başarı ve yetenekte olduğu gibi maksimum performansı değil; çekicilik, doyuruculuk ve beğeni gibi tipik tepki davranışlarını içermektedir.

Bireyin ne kadar yaptığı başarı, neyi ne kadar yapabileceği yetiklik, yetenek, neyi ne kadar yapmak istediği veya yapmaktan hoşlandığı genel olarak bireyin ilgisi, ilgileri olarak ele alınır. Bu duyuşsal davranış seçici, seçilmiş bir özellik taşımakta ve bireyin belirli madde, eylem ve olgulara karşı hoşlanmasını ve yönelmesini sağlamaktadır. Bir psikolojik özellik olarak ilgiyi tanımlamak ilgiyi ölçmek ile başlamış görünmektedir. İlgi kavramları tanımlarının birçoğu işlevsel olup bireyin bir objeye, bir eyleme veya bir kimseye, olguya belirli bir süreklilikle bağlanması, ilişki kurması biçiminde ifadelendirilmektedir (Özoğlu, 1977).

Kuzgun (1988)’a göre ilgi, kişinin çevresindeki olay ve nesnelere yönelişini, tercihini ve bu tercih sonucunda haz almasını sağlayan psikolojik bir özelliktir. İnsan, birtakım gizil güçlerle dünyaya gelir ve her insan kendine özgü bir varlıktır. Kişilik; yetenek, ilgi, değer, tutum gibi birbirinden ayrı ama birbiriyle etkileşim halinde bulunan bir takım özellik ya da faktörlerden meydana gelir. Bu özellikler, davranışları gözlemekle ya da test ve envanter gibi ölçme araçlarıyla saptanabilir.

Yukarıdaki tanımlara göre ilginin genel özellikleri:

  • Psikolojik bir özelliktir.
  • Tipik tepkidir.
  • Görece durağandır.
  • Bir kişilik özelliğidir.
  • Çekici, doyurucu ve beğeni uyandıran süreç, olay ve etkinliklere yöneliş ve seçimdir.
  • Farklı özellik ve faktörlerden oluşur.
  • Ölçülebilir, değerlendirilebilir.

Strong (1943) bir dizi sorular sorarak ilgiyi ve hangi unsurlardan oluştuğunu işlevsel olarak tanımlamıştır. Şu soruları sormuştur:

  • İlgiler nelerdir?
  • İlgilerin insan hayatında rolü nedir?
  • Kişinin ilgileri bilindiğinde davranışları tahmin edilebilir mi?
  • Farklı mesleklerdeki bireylerin ilgileri arasında ne farklar vardır? Varsa bu farklar anlamlı mıdır?

Strong (1943), ilgileri sınıflandırmış, adlandırmıştır. Başta, alan ve meslek tercihleri olmak üzere insan hayatında karar süreçlerinin bir girdisi olarak rol oynadıklarını belirtmiştir. İlgilerin ölçülerek bilinebileceğini ve bu bilgiye göre insan davranışlarının kestirilebileceğini söylemiştir. Geliştirdiği Strong Mesleki İlgi Envanterini kullanarak farklı mesleklerdeki bireylerin farklı ilgi örüntüsü taşıdığını, bu farkların anlamlı olduğunu göstermiştir.

Savickas (1999), ilginin tanımını Psikoloji biliminin kuram ve yaklaşımları bağlamında ele almış, Strong (1943)’un tanımından hareket ederek açıklamıştır. Savickas (1999), ilginin tanımını dört psikoloji yaklaşımıyla incelemiştir. Bunlar; çağrışımcılık, yapısalcılık, amaçsalcılık ve işlevselcilik.

Çağrışımcılık yaklaşımında ilginin odağında dikkat vardır. İlgi, çevrede bulunan kişi, obje ve etkinliklere dikkati ve farkındalığı gösterir. İlgi, zihnin dikkat yoluyla farkındalık oluşturmasıdır. İlginin bu yönü algı psikolojisi kuramcıları tarafından açıklanmıştır. Strong (1943)’e göre ilginin ilk özelliği farkındalık ve dikkattir.

Yapısalcılık yaklaşımda ilginin odağında duygu vardır. Strong (1955), ilginin farkındalık ve dikkatten sonra ikinci özelliğinin özel bir hoşnutluk duygusu olduğunu belirtmektedir. Morphy (1948)’ye göre ilgi, herhangi bir olguya katılımla ortaya çıkan tutum ve dikkate eşlik eden duygudur. Yapısalcı yaklaşıma göre ilgi, bilinçli hoşnutluk duygusudur.

Amaçsalcılık yaklaşımının odağında yönelme (direction) vardır. Strong (1955)’un ilgi tanımında üçüncü özellik, bir olguya doğru yöneliş veya kaçınma durumudur. Amaçsalcılık yaklaşımı taraftarları ilgiyi öngörü, istek ve eğilimden oluşan bir bütün olarak motivasyon terimleriyle açıklamışlardır (Allport, 1946).

İşlevselcilik yaklaşımın odağında etkinlik vardır. İşlevselci yaklaşım taraftarları ilginin eylem boyutuna ve özellikle davranışın işlevlerine odaklanmışlardır. Onlara göre ilgi, çevre ve kültür etkisiyle oluşur. Strong (1943)’e göre olguya ilişkin etkinlik ilginin dördüncü ve son özelliğidir.

Özetle ilgi; farkındalık ve dikkat, hoşnutluk duygusu, yöneliş ve eylem unsurlarından oluşmaktadır.

İlgi kavramı mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı süreçlerinde önem kazanmıştır. İlgileri açıklayan kuramsal yaklaşımlar çoğunlukla kariyer kuramları kapsamında ele alınmaktadır. Bu kuramlar; özellik-faktör uyumlu kuramlar, psikodinamik yaklaşımlar, gelişimsel yaklaşımlar ve sosyal-bilişsel yaklaşımlar olmak üzere dört ana bölümde incelenmiştir.

Özellik-faktör uyumlu kuramlar ilgiyi kişilik özelliklerinden biri olarak kabul ederek ölçmeye, mesleklerin gerekleriyle karşılaştırmaya ve eşleştirmeye girişmişlerdir. Bu alanda Parsons (1908) ve Holland (1973) önde gelen isimlerindendir.

Parsons’ın özellik-etmen kuramı yirminci yüzyılın başında ortaya çıkmıştır. Bireyin zekası, yetenekleri, ilgileri gibi kişisel nitelikleri “özellik”, bu özelliklerin meslek performansı için gereken, beklenen nitelikleri ise “etmen” kavramı içindedir. Kuramın üç aşamalı meslek seçimi sürecinde birinci aşama bireyin kendi özelliklerini tanıması, ikinci aşama meslekler hakkında bilgi edinerek uygun ve aranan özelliklerin neler olduğunu öğrenmesi, üçüncü aşama bu iki bilgiyi karşılaştırarak kendi özellikleriyle en iyi eşleşen mesleği tercih etmesidir (Parsons, 1908). Bu süreçte ilgi, mesleki ilgi ve ölçülmesi, bireyin kendini tanıma aşamasında önem kazanmaktadır.

Holland (1973), Parsons’tan sonra kişilik özelliklerini altı kişilik tipi olarak sınıflandırmıştır. Ona göre her birey bu altı kişilik tipinden birine uygundur ve her kişilik tipinin uygun olduğu kendine özgü meslekler vardır.

Holland aslında bir kişilik kuramcısıdır, kuramı kişilik kuramıdır. Kişiliğin, belirli sayıda faktörlerden oluşan bir bütün olduğunu savunur. Holland, kişiliğin birbiriyle karşılıklı, doğrudan ve çapraz ilişkileri olan 6 boyuttan oluştuğunu savunmaktadır. Bu boyutlar ve ilişkiler aşağıdaki şekilde sunulmaktadır.

Şekil: Holland’ın 6’lı Kişilik ve Meslek Sistemi (Cronbach, 1990, s. 464)

Holland’ın kişilik ve meslek sistemindeki 6 kişilik tipinin özellikleri (Holland, 1973) aşağıda özetlenmiştir.

  1. Gerçekçi Tip: Dirençli, pratik, fiziksel olarak güçlü, gelişmiş psikomotor beceriler, kendini mekanik ve atletik olarak algılama, somut problemleri soyut problemlere tercih etme, geleneksel ve ekonomik amaçlar taşıma, araçlarla bir şeyler inşa etmeyi sevme, açık hava etkinliklerinden hoşlanma, büyük ve güçlü makinaları kullanmaktan hoşlanma.
  2. Araştırmacı Tip: Bilimselliğe uyum, görev odaklı, problemi çözmeye girişmeden önce düşünme, dünyayı anlamaya yönelik güçlü ihtiyaç, karmaşık görevlerden hoşlanma, bağımsız çalışmayı tercih etme, sıra dışı tutumlar, entelektüel becerilerine güven, elektronik araçlara sahip olma isteği
  3. Geleneksel Tip: Düzenli çevreleri tercih etme, sistemli sözel ve sayısal etkinlikler, karmaşık durumlardan kaçınma, bilinçli, etkili, pratik, güç ile tanınma, statü ve sahipliklere değer verme, düzenli, ısrarcı, sakin, durağan, kontrollü, bağımlı, iyi tanımlanmış görevlerde etkili.
  4. Sanatçı Tip: Resim, müzik tiyatro ve diğer yaratıcı etkinliklerden hoşlanma, özgür ve yapılandırılmamış durumları tercih etme, bağımsız, kurallara karşı, güzelliğe ve estetiğe değer verme, etkileyici, orijinal, sezgisel, risk almaya istekli, özgür kıyafetleri tercih, duyarlı, duygusal.
  5. Girişken Tip: Gelişmiş sözel beceriler, ikna edici, örgütsel amaçları kazanmaya güçlü güdülenme, güce, statüye ve liderliğe ilgi, toplumsal, kendine güvenli, yüksek enerjili, maceracı, gerçekleştirici.
  6. Toplumsal Tip: Toplumsal, insancıl, gruplarla çalışmayı sevme, sözel ve kişilerarası ilişki becerileri gelişmiş, başkalarını aydınlatmayı sevme, anlayışlı, yardımsever, idealist, felsefeden hoşlanma, başkalarının iyi olmasına ilgi, işbirlikçi, arkadaş canlısı, cömert.

Uygun bir meslek seçiminde bu kişilik tipleri ile meslek özellikleri arasında uyum aranmalıdır. Holland’a göre ilgi envanterleri aynı zamanda kişilik envanterleridir. İlgiler kişiliğin bir yönünü oluştururlar. İlgi envanteri sonuçları kişinin öz kavramını yansıtır. Eğer mesleki ilgiler kişiliğin bir yansıması ise ilgiler iş yaşamında, okul başarısında, hobileri gerçekleştirmede, eğlence ve benzeri etkinliklerde kendisini bulur, yani bireyin kişiliğini yansıtır. Meslek seçimi kişinin motivasyonunu, bilgisini yeteneğini ve kişiliğini yansıtan bir eylemdir. Belli bir meslek adı o mesleği yürüten kişiler hakkında belli bazı bilgileri temsil eder. Bir mesleğin üyeleri benzer kişilik özelliklerine ve özgeçmişe sahiptir (Bacanlı, 2014).

Kişilik özellikleri bilindiğinde bu kişiler için uygun mesleklerin önceden kestirilebileceğinden hareket eden Holland, geliştirdiği kişilik tipleri ile ilişkili olan mesleklerin/alanların bu kişilik tiplerine ilişkin ortak profillerini çıkarmıştır. Bireyin kişilik profili ile mesleklerin/alanların gerektirdiği profillerin uyumuna bakarak uygun tercihler yapılabileceğini ortaya koymuştur. Bu kapsamda kendini araştırma envanterini (self-directed research) geliştirmiştir (Holland, 1973).

Psikodinamik yaklaşımlar ilgiyi erken yaşlarda başlayan kişilik gelişimin bir parçası olarak görmektedirler. Aile içinde kişiler arası ilişkiler ve sosyal çevre önem kazanır. Freud, kuramında iş ve meslek seçimi konularına çok az değinmekle birlikte “sevebilen ve çalışabilen bir insan psikolojik olarak sağlıklıdır” açıklamasıyla işin insan yaşamındaki öneminin altını çizmiştir. Adler’in aile bütünlüğü, doğum sırası, yaşam görevleri, yaşam tarzı, toplumsal ilgi gibi kavramlarında meslek tercihlerinin oluşumuna ilişkin açıklamalar vardır. Bu kavramların meslek seçimine ve kariyer danışmanlığına uyarlanması kuramın takipçileri tarafından yapılmıştır. (Güneri, 2014). Bu uyarlamalarda erken çocukluktaki kişilik gelişimi ve durağanlaşmış kişilik özellikleri ile meslek seçim süreçleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir.

Roe, çocuklukta başlayan ve temellenen kişilik gelişiminin mesleki ilgilerde ve tercihlerde etkili olduğunu savunmaktadır. Erken çocukluk çağında yaşanan aile içi deneyimler çocuğun insanlardan uzaklaşmasını veya insanlara yaklaşmasını yansıtan farklı kişilik özelliklerinin doğmasıyla sonuçlanır. Kişi bu sonuçlara göre insanlara yönelik mesleklere (hizmet, eğlence vb.) veya insanlara yönelik olmayan mesleklere (teknoloji, açık hava vb.) ilgi geliştirebilir (Roe, 1957).

Gelişimsel yaklaşımlar bireylerde meslek fikrinin nasıl doğup geliştiğini, kariyer seçimini, kariyer değişikliklerini, mesleğe uyum sağlama ve kariyeri bırakma üzerinde etkili olan psikolojik, sosyolojik ve kültürel faktörlere odaklanmışlardır. Bu yaklaşımlar meslek seçiminin belli bir zaman diliminde yapılan bir tercihten öte çocukluktan yetişkinliğe doğru süren dinamik bir süreç olduğunu savunmuşlardır (Siyez, 2014).  Ginzberg (Ginsburg, Axelrad ve Herma, 1952) ve Super (1980), gelişimsel yaklaşımın önemli kuramcılarıdır.

Meslek seçimini bir gelişim süreci olarak gören Ginzberg ve arkadaşlarına göre, birey mesleğini bir anda verilen gelişigüzel bir karar sonucunda değil, hayat boyunca oluşan ve gelişen ve büyük ölçüde geri dönülemez davranış örüntüleri yoluyla seçer. Mesleki karar verme süreci hayal dönemi, geçici seçimler dönemi ve gerçekçi dönem olmak üzere birbirinden ayrı üç evreye ayrılır. Hayal dönemi 6-11 yaşlarını kapsar. Bu dönemde çocuk genellikle çevresindeki kimselere karşı geliştirdiği özdeşime göre bazı meslek tercihlerini ifade eder. Geçici seçim dönemi 11-17 yaşlarını kapsar. Bu dönem altı döneme ayrılır; seçimlerin ilgilere dayandığı ilgi dönemi, yeteneklerin dikkate alındığı yetenek dönemi, bireyin toplumda yer edinmeyi düşündüğü değer dönemi, bir iş veya eğitimin düşünülmeye başlandığı geçiş dönemi. Gerçekçi dönem 17 yaşından genç yetişkinliğe doğru bir alanı kapsamakta olup araştırma, billurlaşma ve belirleme olmak üzere üç basamağa ayrılır (Kuzgun, 1988). Bu süreçlerde gelişen ve şekillenen ilgi meslek tercihleri şeklinde kendini gösterir.

Ginsberg’in öğrencisi olan Super’in kuramında gelişim psikolojisi; mesleki görev kavramlarının ortaya çıkmasında, kişilik kuramları; benlik kavramının ortaya çıkmasında sosyoloji; mesleki hareketlilik ve çevresel faktörlerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur (Siyez, 2014). Super’e göre meslek seçimi benlik tasarımının mesleki bir terimle ifadesidir. Kişinin yaşam boyu ilgi duyduğu ve katıldığı etkinlikler, üstlendiği roller benlik tasarımıyla tutarlıdır. Benlik meslek seçimini etkiler; çünkü benlik aslında meslek seçimi, bireyin kendi hakkındaki tasarımını oldukça açık bir biçimde ifade etmeyi istediği bir yaşam noktasıdır. Yani birey meslek tercihini ifade ederken açıkça “ben şu ya da bu biçimde bir insanım” der. Mesleki tercihlerinde benlik tasarımıyla uyumlu olanları seçer. (Kuzgun, 1988).

Benlik kavramıyla tutarlılığı koruma eğiliminde gelişen yaşam basamakları ve mesleki ilgiler ile mesleki tercihler aşağıda özetlenmiştir (Siyez, 2014):

  • Büyüme dönemi: 4-13 yaşlar. Çevreyi algılama ve anlamaya çalışma.
  • Kendini keşfetme: 14-24 yaşlar. Mesleklere ilişkin net fikirlerin oluşması, alternatifler arasından seçimler yapılması, bir meslekte çalışılmaya başlanması. Billurlaşma, belirleme, uygulama basamaklarından oluşur.
  • Yerleşme: 25-45 yaşlar. Benlik kavramının mesleki role uyarlanması. Karar kılma, sağlamlaştırma ve ilerleme basamaklarından oluşur.
  • Sürdürme: 45-65 yaşlar. İlerlemenin olmaması, statünün korunması. Koruma, güncelleme, yenilik basamaklarından oluşur.
  • Çöküş: 65 ve sonrası yaşlar. Mesleğe karşı ilgi ve enerjinin azalması. Yavaşlama, emeklilik planı ve emeklilik basamaklarından oluşur.

Sosyal-bilişsel yaklaşımlar sosyal koşullar, sosyal durum ve yaşam olaylarının kariyer seçimleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu savunmuşlardır. Kariyer seçim sürecinin anahtar ögeleri problem çözme ve karar verme becerileridir (Özyürek, 2014). Sosyal öğrenme (Krumboltz ve Baker, 1973) ve sosyal bilişsel kariyer kuramı (Lent, 2005) bu yaklaşımın belirgin kuramları arasındadır.

Krumboltz ve arkadaşları Bandura tarafından geliştirilen sosyal öğrenme kuramına dayalı olarak kariyer kararları vermenin de bireyin çevresi ile etkileşim süreci içinde oluşan bir öğrenme yaşantısı olduğunu kabul ederler. Buna göre meslek seçimi/mesleki tercihler bireyin sosyalleşme süreci içinde birçok etkenin karşılıklı etkileşimi ile oluşan karmaşık bir süreçtir. Bu süreci dört grup etken ortaya çıkarır. Bunlar; kalıtımsal özellikler, öğrenme yaşantıları ve göreve yaklaşım becerileridir (Özyürek, 2014).

Lent, Brown ve Hacked, geliştirdikleri sosyal bilişsel kariyer kuramında bireyin değişmeyen, kalıcı özelliklerinin kariyer danışmanlığında yararlı bir biçimde kullanılabileceğini, bununla birlikte farklı durumlarda ve zaman içerisinde değişebileceğini savunmaktadırlar. İnsanların çevreleri daima aynı kalmaz, durmadan değişen yaşam koşulları çalışanların ve işsizlerin becerilerini geliştirmelerini, yeni ilgiler kazanmalarını gerektirmektedir.

Bu kuramda mesleki ilgiler, insanların çeşitli meslek ve kariyerlere uygun etkinliklere karşı hoşlanma, hoşlanmama ve kayıtsız kalma tepkileri ile ilgili örüntüler şeklinde ele alınmaktadır. İnsanlar kendilerini bir etkinlikte yeterli gördüklerinde ve sonrasında bu etkinliğe karşı ilgi duyarlar. Etkinliklere yönelik ilginin oluşmasında; kalıtım, cinsiyet, köken, sağlık durumu, olumlu ya da olumsuz ortamlar, öğrenme yaşantıları, yetkinlik ve sonuç beklentisi etkilidir (Özyürek, 2014).

Özet olarak açıklanan mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı kuramlarında ilgi genellikle ayrı bir özellik olarak alınmamış, kişilik özelliklerinin ve kişiliğin bir yansıması olarak görülmüştür. Bireyin ilgilerinin başarı, yetenek ve diğer kişilik özellikleriyle birlikte bütüncül olarak yorumlanması dikkat çekmektedir.

Mesleki İlgiler ve Ölçülmesi

İnsan yaşam sürecinde karar aşamalarının en önemlilerinden birisi mesleki kararlardır. Bu kararlar sonraları bireyin kişiliğinin ve toplumsal statüsünün bir parçası durumuna gelir. Birey açısından önemli olan bu karar, endüstri döneminde toplum açısından da önemli bir karar olmuştur. Bireyin mesleğinde göstereceği başarı veya başarısızlık şirketin, kurumun veya devletin ekonomik getirilerini etkileyecektir. Ülkenin geleceğini şekillendirecektir.

Meslek seçimi ve meslek seçiminde mesleki ilgi konusu endüstri çağında 18. Yüzyılından itibaren hem endüstrinin hem devletlerin hem de akademik kurumların çalışmalarında kendini göstermeye başlamıştır. Okullarda mesleki rehberlik anlayışları oluşmaya başlamıştır. Günümüzde ilgi ve mesleki ilgi kavramları özdeşleşmiş durumdadır. İlgi ölçeği denilince mesleki ilgi ölçekleri anlaşılmaktadır.

İlgi envanterleri sanayileşmeye/endüstri devrimine paralel bir gelişme göstermiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yirminci yüzyılın başlarında meslek seçme, iş bulma gibi konulara olan ilgi artmıştır. “Mesleki rehberlik” faaliyetleri, işe ve mesleğe yöneltme önem kazanmıştır. Parsons, 1908 yılında Boston’da ilk meslek bürosunu açtı ve meslek seçme adlı eserinde meslek seçmenin temel ilkelerini ortaya koydu (Parsons, 1908). Parsons’ın bu çalışmaları mesleki ilgi konusunda ilk bilimsel girişim olarak kabul edilir.

Mesleki ilgilerin ölçülmesinde meslek etkinlikleri ile ilişkili olduğu varsayılan çok sayıda maddenin olduğu envanterler kullanılır. Tüm mesleklerin tüm etkinliklerini temsil edebilecek şekilde belirlenen madde sayısı birçok envanterde 500’ün üzerindedir.

İlgi envanterleri okullarda genellikle öğrencilerin çeşitli mesleklere olan ilgilerini tanıma amacıyla, sanayi kesiminde ise personel seçimi ve işe yerleştirme alanlarında kullanılmaktadır. Genellikle, bireylerin ilgi alanlarına uygun bir mesleği seçtikleri zaman meslekte başarılı ve işinden memnun olacağına böylece de bireyin işinde ve genel yaşamında mutlu ve uyumlu bir kişi olacağına inanılmaktadır (Özgüven, 1998).

Kişilik türü özelliklerin ölçülmesinde kullanılan envanterler, kişinin kendi hakkında bildikleriyle yüzleşmesine yardım etme yoludur. Envanterler görüşmelerden daha yararlı olup bazen dolaylı yollardan çok sayıda soru içerir. Standardize edilmiş sorular objektif olarak puanlanır ve normlar belirlenir. Soruların birçoğu cevaplayıcının kişisel yaşantısında olan etkinliklerden hoşlanma derecesi ile ilgilidir. Çeşitli puanlama ölçekleri ve yorum materyalleri, cevaplayıcının dikkatini hiç düşünmediği birçok mesleğe çeker (Cronbach, 1990).

Jackson (2000)’a göre ilgi envanterleri de bu kapsamda kariyer seçeneklerini keşfe götüren araçlardır. Envanterlerden elde edilen puanlar bazen doğrudan belirli mesleklere olan ilgiyi tanımladığı gibi bazen de belirli mesleklere ait kişilerden oluşan grupların ilgi örüntüleriyle karşılaştırılarak bireyin ilgisinin hangi mesleklere uygun olduğuna karar verilir.

Belirli mesleklerde gerekli olan iş etkinlikleri ile kişilik ve ilgi örüntüleri arasında bir bağlantı vardır. O halde, mesleklerinde başarılı olmuş kimselerin özelliklerinin incelenmesi, meslek seçecek olan bireylere yardımcı olacak bilgiyi sağlayacaktır. Farklı okul programları ve farklı meslekler kendine özgü farklı yetenek ve ilgi örüntüsü gerektirecektir (Kuzgun, 1988).

Günümüzde kullanılan mesleki ilgi envanterlerinin birçoğunda [örneğin, Jackson Mesleki İlgi Envanteri (JMİE)] meslek grupları ve üniversite grupları genel profil örüntüleri çıkarılmıştır. Bireyin mesleki ilgi profili bu profil örüntülerinden hangisine daha yakınsa mesleki ilgisinin o mesleğe uygun olduğuna karar verilir (Jackson, 2000).

Mesleki İlgi Ölçeklerinin Gelişimi

İlk orijinal mesleki ilgi envanteri Strong tarafından 1930 yılında pratisyen doktorların uzmanlık alanlarına ilişkin ilgilerini ölçme amacıyla geliştirilmiştir. Strong daha sonra da üniversite düzeyindeki bireylerin genel meslek ilgilerine yönelik çalışmalarını sürdürmüştür. Strong, ilgilerin ölçülmesi konusundaki araştırmalarına 1920 yıllarında başlamış ve 1927 yılında Strong Mesleki İlgi Envanterini geliştirmiş ve daha sonra geliştirilen birçok envantere model olmuştur. Strong, önce ölçüt sayılacak referans grupları incelemekle işe başlamış, bu amaçla çeşitli mesleklerde başarılı olmuş olanları birer grup olarak ele alıp bunların o mesleğe özgü ortak ilgilerini, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları faaliyetleri saptamaya çalışmıştır (Özgüven, 1994).

Kişinin Strong Mesleki Envanteri alt ölçeklerinden aldığı ham puanların örüntüsü ölçüt gruplara yakınlığı bakımından değerlendirilmektedir. Puan örüntüsü hangi gruplarla daha iyi örtüşüyorsa bireyin o meslek gruplarına uygun ilgilere sahip olduğu kabul edilmektedir (Blustein, 2017). Strong’un revizyonlar yaparak geliştirdiği envanterler bugün de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Envanterde 317 madde vardır.  Son güncelleştirmeye göre 6 genel mesleki tema, 25 temel ilgi ölçeği, 211 mesleki ölçek, 4 kişilik tipi ölçeği, 3 uygulama endeksi sonuçlarından oluşmaktadır. 6 mesleki tema; gerçekçilik, araştırmacılık, sanat, toplumsallık, girişimcilik ve gelenekselliktir. Bu 6 temanın Holland’ın kuramından alındığı görülmektedir. 6 temanın alt alanları olan 25 temel ilgi ölçeği; gerçekçilik (ziraat, doğa, askeri etkinlikler, sporculuk, mekanik etkinlikler); araştırmacılık (fen, matematik, tıp bilimleri); sanat (müzik/drama, resim, uygulamalı sanatlar, yazım, mutfak sanatları); toplumsallık (öğretim, toplumsal hizmetler, tıp hizmetleri, dinsel etkinlikler); girişimcilik (toplum önünde konuşma, hukuk/politika, ticaret, pazarlama,  organizasyon yönetimi); geleneksellik (veri yönetimi, bilgisayar etkinlikleri, büro hizmetleri) dir. 211 mesleki ölçek muhasebeci, reklamcı ve mimardan çevirmene, veterinere doğru değişmektedir.

Mesleki ölçekler, farklı meslek ölçüt gruplarından çıkarılmıştır. 4 kişilik tipi ölçeği; iş stili, öğrenme çevresi, liderlik stili, risk alma/maceradır. 3 uygulama endeksi; toplam cevap, cevaplama seyrekliği (geçersiz veya kullanılmayacak profilleri ortaya çıkarmaktadır) ve hoşlanıyorum-kararsızım-hoşlanmıyorum cevaplarının 8 test bölümü için yüzdelerinden oluşmaktadır (Buros Institude, 2008).

Mesleki ölçme araçları tarihinde diğer önemli isim Frederic Kuder’dir. Kuder Tercih Envanteri 1940’lı yıllarda geliştirilmiştir. Envanter, 50’li yıllarda Remzi Öncül ve 60'lı yıllarda Hasan Tan tarafından Türkçeye çevrilmiştir (Tan, 1989).

Süleyman Çetin Özoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Test ve Araştırma biriminde Kuder İlgi Envanterinin ülkemizde geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarını yapmış ve el kitabını hazırlamıştır (Özoğlu, 1977).

Kuder Tercih Envanteri Kişisel Form A’yı Türk kültürüne uyarlamaya yönelik bir ön çalışma Koç (1987) tarafından yapılmıştır. Koç (1994), aynı envanterin psikometrik özelliklerine ilişkin başka bir araştırma daha yapmış, uygulama el kitabını Türkçeye çevirmiştir.

Öğrencilerin ilgilerini, meslek alanları yönünden kendilerine tanıtmak ve onların kararlarına yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş olan Kuder İlgi Alanları Envanterinde üçlü olmak üzere 168 grupta toplanmış 504 etkinliğe ilişkin ifade vardır. Her biri ayrı bir ilgi alanını belirleyen 10 alt test bulunur. Bunlar; açık hava, mekanik, hesaplama, bilimsel, ikna, sanat, edebi, müzik, sosyal servis ve büro işleridir (Öner, 1977).

Kuder İlgi Alanları envanterini cevaplandırmada bireylerin farklı meslek grupları ile ilişkili olarak verilen üç durumdan birini en çok hoşlandığı, diğerini en az hoşlandığı etkinlik olarak seçmesi istenmektedir. Üçüncü etkinliğe ilişkin madde ise boş bırakılmaktadır. İşaretlenen maddeler, puanlamada hangi meslek grubu ile ilişkili ise o gruba dahil edilerek sayılmaktadır. Meslek gruplarını temsil eden 10 mesleki ilgi ölçeğine ilişkin çeşitli meslekler sıralanmakta birey hangi ölçekten yüksek puan almışsa o ölçeğe ilişkin mesleklere ilgi duyduğu kabul edilmektedir. Örneğin kişi açık hava ölçeğinden yüksek puan almışsa test el kitabında bu ilgi alanı ile ilgili meslekler olarak açıklanan orman mühendisliği, ziraat mühendisliği, maden mühendisliği, ziraat teknisyenliği, pilotluk, deniz subaylığı gibi mesleklere ilgisinin olduğu kabul edilmektedir (Özoğlu, 1977).

Mesleki ilgi ölçekleri gelişiminde Holland’ın (1973; 1994) kuramının önemli bir yeri vardır. Holland, kuramına dayalı ilgi envanterleri de geliştirmiştir. Kendini araştırma (self-directed research) bunlardan biridir. Bu ölçme aracında, kuramında açıkladığı 6 kişilik tipi özellikleri sıralanır. Cevaplayıcı bu özelliklerden kendine uygun olanları seçer. Tercihlerin yoğunlaştığı kişilik tipi o kişinin ilgilerini yansıtır (Holland, 1994).

Holland’ın envanterlerinde dolaylı veya gizli sorular yoktur ve yorumlamada normlar kullanılmamaktadır. Bu durumda envanterler görünüş geçerliliği olan alan referanslı prosedürlerdir. ABD’de liselerin rehberlik hizmetlerinde yaygın olarak kullanılan Amerikan Üniversite Test Programı (AÜTP) envanteri de Holland’ın çalışmasından alınmıştır, ancak bu envanter norm referanslıdır (Cronbach, 1990).

Holland’ın yöntemi, Kuder İlgi Alanları Envanteri, Strong İlgi Envanteri, JMİE gibi araçlarda madde gruplarının karşıt özellikte ilgileri gösterecek şekilde düzenlenmesinde temel alınmaktadır. Cevaplayıcıya birini tercih etmesi için sunulan seçenekler birbirinin karşıtı özellikleri temsil eden maddelerden oluşur.

İlgi envanterleri birçok kalıplar içinde yapılandırılır. Mesleki ilgi ölçümleri, Holland’ın ölçeğinde olduğu gibi basit meslek kontrol listeleriyle başlamış olup Strong’un geliştirdiği mesleki ilgi ölçeğinde kişinin hoşlandığı boş zaman etkinlikleri ve mesleklerle dolaylı olarak ilgili olan diğer tercihler sorularak ilgiler ölçülmeye çalışılmıştır.

Bunun için Strong, cevaplayıcının ilgilerinin, örneğin bankacıların ilgilerine benzerliğinin yakınlık derecesini raporlayan bir puanlama sistemi geliştirmiştir. 1939’da G.F. Kuder, aynı içerikteki madde gruplarına faktör analizi uygulayarak Strong’un envanterinden çok farklı bir araç geliştirmiştir. Kullanılışının ve yorumunun kolaylığı ile Kuder tercih envanteri oldukça popüler olmuştur. 1970’lerin sonlarına doğru ilgi ölçülmesiyle ilgili gelişmelerde neredeyse tamamen Strong/Kuder terminolojisindeki farklılıklar konuşulur olmuştur (Cronbach, 1990).

ABD ve Kanada’da yaygın olarak kullanılan, son yıllarda geliştirilmiş olan, Holland’ın kuramını temel alan, Zihinsel Ölçme Yıllığında (Mental Mesurement Yearbook) yer alan, Cronbah’ın (1990) kitabında yer verdiği diğer önemli bir envanter Jackson Mesleki İlgi Envanteri (JMİE) dir.

JMİE iki seçenekli 578=289x2 maddeden oluşmaktadır. Envanter bireysel veya grup olarak uygulanabilmektedir. Tamamlanma süresi yaklaşık 40-50 dakikadır. Uygulamalarda süre sınırı konulmamaktadır. Envanter maddeleri toplam 34 ilgi alanını ölçmektedir. Her ilgi alanı 17 madde ile temsil edilen alt ölçekler yoluyla ölçülmektedir. 34 temel ilginin 26’sı mesleki rol, 8’i mesleki tarz özelliği taşımaktadır.

Profil raporlarında 34 temel mesleki ilgi alanın (Yaratıcı Sanatlar, Performans Sanatları, Matematik, Fiziksel Bilimler, Mühendislik, Yaşam Bilimleri, Toplum Bilimleri, Macera, Doğa-Ziraat, El Sanatları, Kişisel Hizmetler, Aile Etkinlikleri, Tıp Hizmetleri, Başat Liderlik, Güvenli İş, Dayanıklılık, Sorumluluk, Öğretim, Toplumsal Hizmetler, Temel Eğitim, Finans, İşletme, Büro İşleri, Pazarlama, Yönetim-Denetim, İnsan İlişkileri Yönetimi, Hukuk, Profesyonel Danışmanlık, Yazarlık-Gazetecilik, Akademik Başarı, Teknik Yazılar, Bağımsızlık, Planlılık, Kişilerarası Güven) ham puan ve yüzdelikleri verilmektedir. Ayrıca 10 mesleki tema (açımlayıcılık, mantıksallık, araştırıcılık, pratiklik, iddiacılık, toplumsallık, yardımseverlik, geleneksellik, girişkenlik, iletişim) ve akademik doyum puanları ile yüzdelikleri elde edilmektedir.

JMİE'nde 1999 normları kullanılmaktadır. Uygulama sonunda alt ölçeklerin sonuçlarından oluşan ham puan ve yüzdelik profillerinin yanı sıra bu profillerin yükseköğretim alanlarına (17 yükseköğretim tabakası) ait referans profilleriyle uyumlarına bakılarak bireyin hangi yükseköğretim alanlarına ilgisi olduğu belirlenmektedir. Benzer uyumluluklar meslek grupları (32 meslek tabakası) için de verilmektedir (Jackson, 2000).

Dünyada son 50 yıl içinde çok sayıda mesleki ilgi envanteri geliştirilmiştir. Zihinsel Ölçme Yıllığında (Bross Enstitude, 2008) 66 mesleki ilgi alanı envanterine rastlanmıştır.

Türkiye’de uluslararası akademik ortamlarda kabul gören, uyarlaması sağlıklı ve güncel, envanterin kurumuyla eşgüdümlü, yabancı kaynaklı mesleki ilgi envanter uygulamalarına rastlanmamıştır.

Türkiye’de günümüzde başta Milli Eğitim Bakanlığı okulları olmak üzere bir çok eğitim kurumunda ve çeşitli sektörlerde Kuzgun (2008) tarafından geliştirilmiş olan Kendini Değerlendirme Envanteri yaygın olarak kullanılmaktadır.

Kendini Değerlendirme Envanteri, bireylerin yetenek, ilgi ve değerlerini tanımalarını amaçlamaktadır. Çeşitli yetenek, ilgi ve değerleri yansıtan sorulardan oluşur. Her soruda cevaplayıcıdan ilgili faaliyeti ne kadar sıklıkla yaptığı veya ne kadar önem verdiği sorulur. Cevaplar bazı maddeler için (a) hiçbir zaman, (b) ara sıra, (c) sık sık ve (d) her zaman seçeneklerinden birisinin tercih edilmesiyle verilir. Bazı maddeler için ise (a) hiç önemli değil, (b) pek önemli değil, (c) önemli ve (d) çok önemli seçeneklerinden birisinin tercih edilmesiyle verilir. Envanterde toplam 230 madde vardır (Kuzgun, 2008).

Puanlama sonunda üç yetenek (sözel, sayısal, şekil-uzay), 11 ilgi (temel bilim, sosyal bilim, canlı varlık, mekanik, ikna, ticaret, iş ayrıntıları, edebiyat, güzel sanatlar, müzik, sosyal yardım) ve 9 değer (yeteneği kullanma, yaratıcılık, yarışma, iş birliği, değişiklik, düzenli yaşam, liderlik, kazanç, ün sahibi olma) alanlarına ilişkin yüzdelik değerlerinin olduğu bir profil çıkarılır (Kuzgun, 2008). Çeşitli alanlarda elde edilen yüksek veya düşük puanlara bakılarak bu alanların özellikleri ile tercih edilecek eğitim ve meslek dalları karşılaştırılarak birey için hangi mesleklerin ilgi alanı açısından uygun olduğuna karar verilebileceği varsayılmıştır.

Türkiye’de geliştirilen diğer bir mesleki ilgi ölçeği Deniz (2008)’in geliştirdiği Mesleki Alan İlgi Envanteridir. Bu envanterde 14 meslek alanını ölçmek amaçlanmıştır. Bunlar; Eğitim, Ziraat-Açık Alan, Siyasal-Mali Bilimler, Sağlık, İletişim-Medya, Yabancı Dil, Türk Dili, Psikoloji, Hukuk, Bilgisayar, Matematik, Fen Bilimleri, Mühendislik ve Görsel Sanatlardır. Envanterde üçer seçenekli toplam 156 madde yer almaktadır.

Türkiye’de Eğitim Alanlarına, Mesleklere, Kariyerlere Yönlendirme Süreçleri ve İlgi

Türkiye’de Milli Eğitim sisteminde farklı alanlara ve mesleklere yöneltme işlemlerini değerlendirmek amacıyla aşağıdaki hukuksal metinler taranmıştır.

  • 5 Ocak 1961 tarih ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu.
  • 14 Haziran 1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu.
  • 7 Eylül 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği.
  • 17 Nisan 2001 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği.
  • 8 Temmuz 2009 tarihli Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarında Tanıtım, Mezunları İzleme, İstihdam, Mesleki Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Yönergesi.
  • 5 Ocak 2014 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Yönergesi.

Ayrıca, Edirne ilinde beş orta öğretim kurumunun 9 rehberlik ve psikolojik danışma uzmanıyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde Türk Milli Eğitim sisteminde alanlara ve mesleklere yönlendirme uygulamalarına ilişkin görüşler toplanmıştır.

Anılan hukuksal metinlerde yöneltme süreçlerinde başarının ön planda olduğu belirtilmiştir. Örneğin öğrencinin fen ve matematik alanlarında başarılı olması onun fenle ilgili bölüm ve alanlara yerleştirilmesinde temel alınmaktadır. Başarıdan sonra yetenek ve daha sonra ilgi dile getirilmiştir. Ancak, yetenek ve ilginin hangi araçlarla ölçülüp değerlendirileceği ve kararlarda nasıl kullanılacağı belirtilmemiştir.

Anılan rehberlik uzmanlarına göre yüksek öğretim öncesi eğitimlerde okulların rehberlik servislerinde bazı ilgi ölçekleri kullanılmaktadır. Ancak yabancı kaynaklı ölçeklerin standardizasyon çalışmaları yetersiz görülmüştür. Elde edilen sonuçların geçerlilik ve güvenilirliklerinin sınırlı olduğu belirtilmiştir. Yükseköğretime geçişte öğrencilerin ve ailelerin ilgi ölçeği sonuçlarını daha fazla dikkate almaları gerektiği dile getirilmiştir. Geçerlik ve güvenilirliği uygun, uluslararası standartlarda, daha kaliteli ilgi ölçeklerinin kullanıma sunulmasının bu konuda faydalı olacağı değerlendirilmiştir.

Türkiye’de yükseköğretimde ve mezuniyet sonrasında yöneltme süreçlerini değerlendirmek amacıyla aşağıdaki hukuksal metinler taranmıştır.

  • 4 Kasım 1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu.
  • 18 Mart 2002 tarihli Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik.

Ayrıca, Ankara Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi ve Namık Kemal Üniversitesi öğrenci ve mezunlarından oluşan 7-8’er kişilik gruplarla görüşmeler yapılmıştır.

Anılan hukuksal metinlerde yüksek öğretimde alan seçiminde ve mezuniyet sonrası işe girişlerde “ilgi” psikolojik özelliğinin yeterince dikkate alınmadığı gözlenmiştir. Önceki başarılar ile yöneltme ve işe kabul sınavlarında gösterilen başarılar dikkate alınmaktadır. Anılan gruplarla yapılan görüşmeler de bu gözlemi doğrulamıştır. Öğrenciler ve mezunlar, ilgilerini doğru tanımlayan ve yönlendirici yorumlar içeren ölçekler bulmaları halinde uygulayacaklarını ve sonuçları dikkate alacaklarını belirtmişlerdir.

Özet olarak; alanlara ve mesleklere yöneltmede başarı ve yeteneğin yanısıra ilginin de dikkate alınması bir problem alanıdır. Yükseköğretimde alan belirlemede ve işe girişlerde bireylerin ilgilerinin de ölçülmesi,  tercihlerde başarı ve yetenek ölçümleriyle birlikte kullanılması gerektiği değerlendirilmiştir. Ortaöğretimde rehberlik servislerinde ilgi ölçülmekle birlikte Türkiyede geliştirilmiş uluslararası standartlarda ulusal ilgi ölçeklerinin ve/veya standartlara uygun olarak Türk kültürüne uyarlanmış ilgi ölçeklerinin eksikliği hissedilmektedir.

Kaynaklar

Allport. G.W. (1946). Effect: a secondary principle of learning. Psychological Review, 53,335-347.

Bacanlı, F. (2014). Özellik-faktör uyumlu kuramlar. Binnur Yeşilyaprak (Ed.) Mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı kuramdan uygulamaya (s.88-133). Ankara: PEGEM Akademi.

Blustein, D.L. (2017). The psychology of working. New York and London: Routledge.

Buros Institude. (2008). Test reviews online (Mental Measurement Yearbook). http://buros.unl.edu/ adresinden alınmıştır.

Cronbach, J.L. (1990). Essentials of psychological testing. USA:Harper Collins Publishers.

Deniz, K. Z. (2008). Uzmanlık gerektiren mesleklere yönelik bir ilgi envanteri geliştirme çalışması (yayımlanmamış doktora tezi). Ankara Üniversitesi, Ankara.

Ginsburg, M. D., Axelrad, S., Herma, J. L. (1952). Occupational choice: an approach to a general theory, by Eli Ginzberg, Sol W. USA: Columbia University Press.

Güneri, O. Y. (2014). Psikodinamik yaklaşımlar. Binnur Yeşilyaprak (Ed.) Mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı kuramdan uygulamaya (s.135-169). Ankara: PEGEM Akademi.

Holland, J. L. (1973). Making vocational choices: a theory of careers. New Jersey, Prentice-Hall Inc., Englowood Cliffs.

Holland, J. L. (1994). The self-directed search. Odessa. FL: Psycholgical Assesment Resources.

Jackson, N.D. (2000). JVIS vocational interest survey manual. Port Huron:

SİGMA Assessment Systems, inc.

Koç, N. (1987). Kuder tercih envanteri kişisel form a’nın uyarlaması, güvenirliği ve geçerliğine ilişkin bir ön çalışma. Eğitim ve Bilim, 12 (63).

Koç, N. (1994). Kuder tercih envanteri kişisel formun teknik niteliklerine ilişkin bir araştırma. Eğitim ve Bilim, 18 (93).

Koç, N. (1997). Kuder tercih envanteri kişisel form a uygulayıcı el kitabı. (Çeviri). Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları.

Krumboltz, J. D., Baker, R.D. (1973). Behavioral counseling for vocational decisions. H. Borrow (Ed.) Career guidence for new age (s.235-284). Boston:Houghton Mifflin.

Kuzgun, Y. (1988). Kendini değerlendirme envanteri el kitabı. Ankara: ÖSYM Yayınları.

Kuzgun, Y. (2008). Kendini değerlendirme envanteri el kitabı. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Lent, R.W. (2005). A social cognitive view of career develepment and counseling. S. D. Brown, R.W. Lent (Ed.) Career development and counseling:Putting theory and research to work (s. 101-127). New York: Wiley.

Lowman, R. L. (2010). Corsini encyclopedia of psychology. USA, New Jersey: John Wiley & Sons, Inc.

Murphy, G. (1948). Personality: a biosocial approach to origins and structure. New York: Harper & Row.

Öner, N. (1997). Türkiye’de kullanılan psikolojik testler. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi.

Özgüven, İ.E. (1994). Psikolojik testler. Ankara: Yeni Doğuş Matbaası.

Özgüven, İ.E. (1998). Bireyi tanıma teknikleri. Ankara: Sistem Ofset.

Özoğlu, S. Ç. (1977). Kuder ilgi alanları tercihi envanteri mesleki form CH elkitabı. Ankara: A.Ü: Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları.

Özyürek, R. (2014). Sosyal-bilişsel yaklaşımlar. Binnur Yeşilyaprak (Ed.) Mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı kuramdan uygulamaya (s.219-271). Ankara: PEGEM Akademi.

Parsons, F. (1908). Choosing a vocation. USA: Parsons Frank.

Roe, A. (1957).  Early determinants of vocational choice. Journal of Counseling Psychology, 4, 3, 217-218.

Savickas, M.L.(1999). Psychology of interest. M.L. Savickas ve A.R.Spokane (Ed) Meaning, measurement and counseling use: vocational interests. (s.19-56). USA: Consulting Psychologists Press.

Siyez, D. M. (2014). Gelişimsel yaklaşımlar. Binnur Yeşilyaprak (Ed.) Mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı kuramdan uygulamaya (s.171-217). Ankara: PEGEM Akademi.

Strong, E.K., Jr. (1943). Vocational interests of man and woman.  Stanford, CA:  Stanford University Press.

Strong, E.K., Jr. (1955). Vocational interests 18 years after college. Minnepolis: University of Minnesota Press.

Super, D. (1980). A life span, life space approach to career development. Journal of Vocational Behaviour, 16,282-289.

Tan, H. (1989). Psikolojik danışma ve rehberlik. Ankara: M.E.G.S. Bakanlığı Yayınları.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Psikolojik Çekim Yasası: Sevgi, Mutluluk, Bereket

“Aklıma gelen başıma geldi.” Aklıma gelen ilkin düşünceydi sonra gerçek oldu. “Her şey beklediğim gibi oldu.” Beklediğim ilkin düşünceydi sonra gerçek oldu. Önce düşünceler oluşur sonra onlara bağlı olgular gerçekleşir. Çekim yasasının (Law of Attraction) temeli bu tür eşleşmelerdir. Bize tesadüf olarak görünen düşünce-olgu bağlantısının arka planında çekim yasası vardır. Öyleyse bu yasayı kullanarak arzu ettiğimiz olguları kendimize çekebilir, istemediklerimizi kendimizden uzaklaştırabiliriz. Düşüncelerimizi değiştirerek… Düşüncenin Gücü Düşünce enerjidir. Bir zamanlar evrende sadece düşünce (Tanrı, kozmik bilinç) vardı. Kozmik bilinç ol dedi, oldu. Varlık, enerjinin değişik formları olup bedene bürünmüş, Yunus diye görünmüş halleridir. Evren, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu bir bütündür. Bütünlük, her şey için geçerli ortak yasaları egemen kılar. Olgular çekim yasasıyla yakınlaşır, eşleşir, yeni formlar oluşturur. Her şey gibi düşünceler de çe

Meditasyon - Farkındalık Nefesi

Sonunda, aşırı düşünme (overthinking) saplantılarından ve benzer sıkıntılardan kurtulmanın yolunu meditasyonda buldum. Bu tür sorunlarla uğraşanlara da tavsiye ediyorum.  1961 doğumluyum. Öğrenciliğim ve meslek hayatım memleketin çalkantılı dönemlerine rastlar. Objektiflik, bilimsellik, ahlak, etik yerine örgütlerin ve grupların basmakalıp normlarına kapılan insanlar arasında psikolojik dengemi korumam zor oldu. Hiçbir grubun manyetik alanına girmeden görev yapmak beraberinde kişilerarası çatışmalar getirdi. Bunaldığım, kaçacak sakin köşe aradığım zamanlar çok oldu. Nihayet 2002’de alnımın akıyla emekli oldum. Geriye baktığımda birçok başarılı proje ve kişiler arası çatışma görüyorum. Köşeme çekilip huzurlu bir hayat hayal ederken geçmişte yaşadığım sıkıntılar, anılar zihnimde düşünce olarak beni rahatsız etmeye başladı. Bir zamanlar ruh halimi günlüğüme şöyle yansıtmıştım: “Emekliliğin verdiği monotonluk yüzünden sık sık iç dünyama dalar, geçmişte yaşadığım acı